YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/5723
KARAR NO : 2012/6432
KARAR TARİHİ : 20.03.2012
MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, görevli memura mukavemet
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
A- Suça sürüklenen çocuk hakkında görevli memura mukavemet suçundan kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde;
Suça sürüklenen çocuğun eylemine uyan 765 sayılı TCK’nın 258/2 maddesindeki görevli memura mukavemet suçu için öngörülen cezanın türü ve süresine göre; aynı Yasanın 102/4 ve 104/2. maddelerinde belirtilen 7 yıl 6 aylık zamanaşımının suç tarihi olan 28.05.2004 ve 03.06.2004 gününden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk …’un temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak suça sürüklenen çocuk hakkındaki kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nın 223/8 maddesi gereğince DÜŞMESİNE,
B- Suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesine gelince;
1- Aşamalarda suçu kabul etmeyen suça sürüklenen çocuğun, yüklenen suçu işlediğini gösterir kanıt bulunmadığı gözetilerek; … plakalı beyaz … otoda bulunan dört şahsın hırsızlığı gerçekleştirdiğinin polis telsizi anonsunda geçtiğinin belirtilmesi karşısında; öncelikle müştekiye ait işyerinden hırsızlığın kolluğa ihbarı ile ilgili belgelerin temini, varsa olayın görgü tanıklarının tespiti ile beyanlarının alınması, … plakalı beyaz … otomobilin çalınması ile ilgili sanık hakkında açılan dava dosyasının incelenerek delil niteliği bulunan belgelerin dosya içine alınması ve dinlenmesine karar verildiği halde beyanlarına başvurulmayan tanıklar Veli Güder ve …’nin tanık olarak dinlenmesinden sonra, suça sürüklenen çocuğun müştekiye ait işyerinden hırsızlığı yapan kişilerden biri olup olmadığının kesin olarak belirlendikten sonra, kanıtların bir bütün halinde değerlendirilerek sonucuna göre suça sürüklenen çocuğun hukuki durumunun takdiri gerekirken, eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Kabule göre de;
a- İşyerinin sağlam ve muhkem kepenk asma kilidini kırıp, kapısını sert bir cisim ile zorlayıp açtıktan sonra içeride bulunan sigaraları çalma eyleminin, 5237 sayılı TCK’nın 142/2-d maddesinde belirtildiği şekilde kilidin taklit anahtar veya diğer bir aletle kilit açmak suretiyle gerçekleştirilmediği, kilidin kırılarak kapının açılması söz konusu olduğundan aynı yasanın 142/1-b maddesine uyduğunun gözetilmemesi,
b- Suça sürüklenen çocuğun eyleminin suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK’nın 493/1-son, 522 (pek fahiş), 55/3 ve 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b, 143, 31/3 maddelerine uyan hırsızlık suçunun yanında aynı Yasanın 116/2-4, 119/1-c, 31/3; 151/1, 31/3 maddelerine uyan geceleyin işyeri dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçlarını oluşturduğundan, bu suçlar yönünden 5395 sayılı Yasanın 24. maddesi ile 5271 sayılı CMK’nın 253 ve 254. maddelerinde öngörülen uzlaşma hükümlerinin uygulanma olanağı değerlendirilip sonucuna göre, 5252 sayılı Yasanın 9/3 maddesi uyarınca her iki Yasaya göre uygulanan Yasa maddeleriyle, verilmesi gereken cezalar ayrı ayrı tespit edilip, sonuç cezalar karşılaştırılarak lehe olan yasa belirlenip denetime olanak verecek şekilde karar yerinde gösterilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik ve denetime olanak vermeyecek biçimde hüküm kurulması,
c- 5237 sayılı TCK’nda cezaların toplanmasına ilişkin bir düzenleme bulunmadığı, 5275 sayılı Yasanın 99. maddesinde de kesinleşmiş hükümlülüklerin infaz aşamasında toplanmasını öngördüğü gözetilmeden, hükmolunan cezaların ayrı ayrı yerine getirilmesi yerine toplanmalarına karar verilmek suretiyle yazılı biçimde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’un temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme uygun olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın korunmasına, 20.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.