Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2011/6295 E. 2012/7743 K. 03.04.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/6295
KARAR NO : 2012/7743
KARAR TARİHİ : 03.04.2012

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
I-Sanıklar … ve … hakkındaki hükümlerin incelenmesinde;
Sanıkların eylemine uyan 765 sayılı TCK’nun 493/1-son, 522/1,55/3,102/3,104/2. maddeleriyle, 5237 sayılı TCK’nun aynı suça uyan 142/1-b, 31/3; 66/1-e, 67/4 maddelerinin ayrı ayrı ve bir bütün olarak uygulanması sonucu, anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddeleri ışığında, zamanaşımı bakımından 5237 sayılı Yasa hükümlerinin sanık yararına olması ve aynı Yasanın 66/1-e-2, 67/4. maddelerinde öngörülen 8 yıllık zamanaşımının, suç tarihi olan 24/03/2001 tarihinden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar … ve … müdafiinin temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma sebebi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
II-Sanık … hakkındaki hükmün incelenmesinde ;
1-Sanık …’ın hırsızlık suçuna katılmadığına ilişkin aşamalarda değişmeyen savunmasının aksine diğer sanık …’ın aşamalarda farklılık gösteren suç atma niteliğindeki anlatımları dışında hükümlülüğüne yeter, inandırıcı, kesin, somut ve hukuka uygun kanıtlar bulunmadığı gözetilmeden beraati yerine yazılı biçimde mahkumiyetine karar verilmesi,
2-Sanıkların aralarında menfaat birlikteliği bulunmaması nedeniyle savunmalarının aynı müdafi tarafından yapılamayacağının gözetilmemesi
Kabule göre de ;
Sanığın eylemlerinin 5237 sayılı TCK’nun 142/1-b. maddesine uyan hırsızlık suçunun yanısıra yakınma bulunduğu için aynı yasanın 151/1 maddesinde tanımlanan mala zarar verme suçunu da oluşturduğu gözetilerek, anılan suç yönünden usulüne uygun şekilde uzlaşma olanağı sağlandıktan sonra ayrıca; 765 sayılı TCK’nın 493/1-son maddesinde temel cezanın altı sınırının 8 yıl olduğu da gözetilip, 5252 sayılı Yasanın 9/3 maddesi uyarınca, sanık yararına olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağından, her iki Yasaya göre denetime olanak sağlayacak şekilde uygulanan Yasa maddeleriyle, verilmesi gereken cezalar ayrı ayrı tespit edilip, sonuç cezalar karşılaştırılarak, lehe olan yasa belirlenip uygulama yapılması gerekirken, yazılı şekilde eksik ve denetime olanak vermeyecek biçimde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı yasanın 8/1 maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın gözetilmesine 03/04/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.