Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2011/6382 E. 2012/7235 K. 28.03.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/6382
KARAR NO : 2012/7235
KARAR TARİHİ : 28.03.2012

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Oluşa uygun ve gerekçeli bilirkişi raporunda, müştekilerin kapılarının sağlam ve muhkem olup adli emanette kayıtlı levye ile kapıların zorlandıklarının anlaşılması karşısında sanıkların eyleminin 765 sayılı TCK’nın 493/1-son maddesine uyduğu gözetilmeyerek yazılı şekilde uygulama yapılması,
2-Müşteki …’e yönelik eylem hakkında (Kararda hüküm kısmında müştekinin adı sehven Mürvet … olarak yazılmış olup yerinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür) kurulan hükümde; TCK’nın 522. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
3-Sanık … hakkında tekerrüre esas alınan ilamda Bağcılar 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.01.2003 tarih, 2002/2592 Esas-2003/8 Karar sayılı ilamında koşullu salıverme tarihinin 30.08.2004, hakederek salıverme tarihinin ise 03.02.2005 olup bu süre henüz dolmadan olayımıza konu suçun işlenmiş olması karşısında 765 sayılı TCK’ya göre tekerrür şartları gerçekleşmediği gibi, mahkemece 765 sayılı TCK’dan uygulama yapıldığı halde 5237 sayılı TCK’nın 58. maddesinin uygulanarak karma uygulama yapılması,
4-5275 sayılı Yasanın 122. maddesi ile 647 sayılı Yasanın yürürlükten kaldırılmış olması karşısında; hükmolunan para cezasının süresinde ödenmemesi halinde gecikme zammı uygulaması yapılamayacağının düşünülmemesi,
5-Suç tarihinde sabıkasız olan sanık … ve adli sicil kaydında hükümlülüğü bulunmakla birlikte silinme koşulu gerçekleşen sanık … hakkında belirlenen cezaların adli para cezası olması karşısında; hükümden sonra 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nun 231. maddesi uyarınca bu maddenin 6. fıkrasına 25.07.2010 tarihinde yürürlüğe giren 6008 sayılı Yasanın 7. maddesi ile eklenen cümle de gözetilerek; hükmolunan cezanın tür ve süresine göre hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin değerlendirilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet Savcısının ve üst Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, sanıkların ceza süresi yönünden kazanılmış haklarının korunmasına, 28.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.