Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2011/6646 E. 2012/6653 K. 21.03.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/6646
KARAR NO : 2012/6653
KARAR TARİHİ : 21.03.2012

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Taklit anahtarla kilit açmak suretiyle hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
A-Sanık …’ya ilişkin hükmün incelenmesinde,
Sanık …’nun aracın bulunduğu dükkanın ortaklarından olmaması, dolaysıyla suçtan eldi edilen ve edilecek olan çıkarı diğerleriyle paylaşacağı yolunda bir delilin saptanamaması, suç tarihinde 16 yaşında bulunması, aynı türden bir sabıkasının bulunmaması, 16.09.2003 tarihli tutanakta yer alan ve aracı birlikte parçaladıklarına, motor bloğunun bir başkasına satıldığına ilişkin anlatımı göz önüne alındığında, diğer sanıklarla birlikte TCK’nın 37 veya 39. maddeleri anlamında fail veya suça yardım eden olarak suça katıldığı yolunda açık bir kanıt bulunmayan sanığın, beraatı yerine yetersiz gerekçe ile mahkumiyetine karar verilmiş ise de, sanığa atılı suçun 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b , 31/3 kapsamında olduğu anlaşılmakla yapılan incelemede,
Sanığın eylemine uyan 5237 sayılı TCK.nun 142/1-b, 31/3. maddesindeki hırsızlık suçu için öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre, aynı Yasanın 66/1-e, 66/2, 67/4. maddelerinde belirtilen 7 yıl 12 aylık genel dava zamanaşımının, suç tarihi olan 06.09.2003 gününden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafisinin temyiz itirazları ve bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma sebebi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
B-Sanıklar … ve …’ya ilişkin hükmün incelenmesinde,
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde, usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.Ancak;
1-Suça konu aracın parçalanmış olması da göz önüne alınarak; şikayetçi tarafından kilitlenerek bırakıldığı söylenen aracın hangi yöntemle, ne tür bir araç kullanılarak çalındığının saptanamaması nedeniyle, sanıkların eyleminin 765 sayılı TCK’nın 493/1, 522 ( pek fahiş ) ve 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b maddesi kapsamında kabulü gerektiği gözetilip; 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca, sanık yararına olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, denetime olanak sağlayacak biçimde ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması, sanıkların yararına olan kanunun tespiti ile sonucuna göre lehe olan yasanın belirlenmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
2-Müştekinin aracı gece saat 01.00’da park edip, sabah saat 09.00’da yerinde bulamadığının söylemesi ve eylemin geceden sayılan bir zaman diliminde gerçekleştirildiğine ilişkin bir delilin elde edilememesi karşısında, TCK’nın 143. maddesinin uygulanması suretiyle fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar … ve … müdafisinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 21.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.