YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/7910
KARAR NO : 2012/7646
KARAR TARİHİ : 02.04.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, mala zarar verme, konut dokunulmazlığını ihlal
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
I- Sanık hakkında mala zarar verme suçundan dolayı kurulan hükmün incelenmesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre sanık … müdafiinin temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA,
II- Sanık hakkında hırsızlık ve konut dokunulmazlığını ihlal suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Dosya kapsamına göre, sanığın üzerine atılı hırsızlık eylemini gece sayılan zaman dilimi içerisinde gerçekleştirdiği kesin olarak belli olmaması nedeniyle, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği hırsızlık eyleminin gündüz vakti işlendiğinin kabulü ile hüküm kurulması gerekirken, suç saati kesin olarak tespit edilmeden TCK’nın 143. maddesince artırım yapılıp yazılı şekilde hüküm kurularak sanık hakkında fazla ceza tayin edilmiş olması;
2- Konut dokunulmazlığını ihlal suçunun gece sayılan zaman dilimi içerisinde işlendiği kesin olarak belli olmaması nedeniyle TCK’nın 116/4. maddesi uyarınca uygulama yapılarak sanık hakkında fazla cezaya hükmedilmesi,
3- Sanığın suç tarihinde henüz 18 yaşını ikmal etmediği ve suç tarihinden önce hapis cezasına mahkum edilmemiş olması nedeniyle TCK’nın 50/3. maddesi gereğince hakkında konut dokunulmazlığını ihlal suçundan dolayı hükmedilen kısa süreli hürriyeti bağlayıcı cezanın aynı kanunun 50/1. maddesi gereğince adli para cezası yada diğer tedbirlerden birine çevrilmesi zorunlu olduğunun gözetilmemesi,
4- Kabule göre de; sanık hakkında iddianamede TCK’nın 143. 116/4. maddelerinin uygulanması talep edilmediği, sanığa kovuşturma aşamasında CMK’nın 226. maddesi uyarınca ek savunma hakkı tanınmadan TCK’nın 143 ve 116/4. maddesi uyarınca uygulama yapılarak savunma hakkının kısıtlanması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye kısmen uygun olarak BOZULMASINA, 02.04.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.