YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/8156
KARAR NO : 2012/11007
KARAR TARİHİ : 14.05.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Bina İçerisinde Muhafaza Altına Alınan Eşya Hakkında Hırsızlık, İşyeri Dokunulmazlığının İhlali, Mala Zarar Verme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından sanıklar hakkında mala zarar verme suçundan kovuşturmaya yer olmadığına karar verildikten sonra, mahkemenin mala zarar verme suçunun kovuşturmasının şikayete bağlı olmadığı gerekçesi ile hırsızlık ve işyeri dokunulmazlığını ihlal suçlarından düzenlenen iddianamenin iadesi kararı üzerine Cumhuriyet Başsavcılığı’nca yeniden yapılan incelemede, mala zarar verme suçunun kovuşturmasının suç tarihi itibariyle şikayete bağlı olmadığı kabul edilerek bu suçtan da iddianame düzenlenmesinde CMK’nun 172. maddesinin birinci fıkrasındaki şartları taşımayan kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın değerlendirilmesinde ikinci fıkradaki yeni delil mecburiyeti kuralının aranmayacağı da gözetilerek ve anılan iddianameye dayanılarak sanıkların mahkumiyetlerine karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Duruşmanın sona erdiği bildirilmeden hüküm kurulması suretiyle 5271 sayılı CMK’nun 223/1. maddesine aykırı davranılması,
2-Sanıkların, suç tarihinde saat 05.45 sıralarında, mağdura ait işyerinin 60-70 metre uzağında şüphe üzerine yakalandıkları, suç tarihinde Samsun ilinde güneşin ileri saat uygulamasına göre 05.18’de doğduğu anlaşılması karşısında, suçun geceden sayılan zaman dilimi içerisinde işlendiğine ilişkin delillerin neden ibaret olduğu açıklanıp gösterilmeden, hırsızlık suçundan dolayı 5237 sayılı TCK’nın 143. maddenin uygulanması ve işyeri
dokunulmazlığının ihlali suçu nedeniyle de anılan yasanın 116/2. maddesi yerine 116/4. maddesi uyarınca uygulama yapılması suretiyle fazla ceza tayini,
3-Sanıkların, mağdurun işyerine girerek yaklaşık 150,00-200,00 TL bozuk parayı çalıp olay yerinden uzaklaşırken, kesintisiz izleme olmaksızın tesadüfen kolluk tarafından yakalandıklarının anlaşılması karşısında, hırsızlık suçun tamamlandığı gözetilmeden teşebbüs aşamasında kaldığının kabulü ile yazılı biçimde hüküm kurulması,
4-İşyeri dokunulmazlığının ihlali suçunun birden fazla kişi tarafından birlikte gerçekleştirildiği anlaşıldığına göre, sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK’nın 119/1-c maddesinin de uygulanması gerektiğinin düşünülmemesi,
5-Tekerrüre esas sabıkaları bulunan sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK’nın 58. maddesinin uygulanmaması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar … ve … ile sanık … müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, ceza süresi bakımından 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nun 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkının gözetilmesine, 14/05/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.