Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2011/8551 E. 2012/3859 K. 21.02.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/8551
KARAR NO : 2012/3859
KARAR TARİHİ : 21.02.2012

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SUÇ : Kamu Kurum ve Kuruluşlarındaki Eşya Hakkında Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanığın yokluğunda verilen kararda, 7 günlük temyiz süresinin başlangıcı konusunda tebliğinden mi, tefhiminden mi itibaren başlayacağı hususunun belirtilmemesi suretiyle, sanığın bilgilendirilmemiş olduğunun anlaşılması karşısında; 08.09.2008 tarihli temyiz isteminin reddine ilişkin karar kaldırılarak, temyizin süresinde yapıldığı kabul edilerek yapılan incelemede;
Suç yeri incelenmesi raporu ve hırsızlık müracaat görgü tespit tutanağında, suç tarihi ve saatinin, 14/03/2004 günü saat 20:00 ile 15/03/2004 günü saat 04:30 arası olarak belirtilmesine rağmen, iddianamede ve mahkemece kurulan hükümle birlikte kovuşturmanın tüm aşamasında suç tarihinin 14.03.2006 olarak kabul edilerek hüküm kurulması karşısında; suç tarihinin 14/03/2004 şeklinde yazılması mahallinde düzeltilmesi olanaklı bulunduğundan bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
5252 sayılı Yasanın 9/3 maddesi uyarınca hükümlü yararına olan hükmün, önceki ve sonraki yasaların ilgili bütün hükümlerinin somut olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle bulunması gerektiğinin ve 5237 sayılı TCY’nın 142/1.b maddesinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCY.nın 493/1, 522, maddesinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu, somut olayda çok sayıda mahkumiyeti bulunan sanığın, aynı Yasanın 81. maddesi gereğince tekerrüre esas mahkumiyetleri ile çalınan eşyanın suç tarihi itibariyle değeri, bilirkişi veya araştırma ile tespit edilerek, 522. maddenin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması, yine 5237 sayılı Yasanın 142/1.b maddesinde düzenlenen hırsızlık suçunun yanında suç tarihi itibariyle şikayete bağlı 151/1 maddesine uyan mala zarar verme suçunu da oluşturduğunun gözetilerek, anılan mala zarar verme suçu
yönünden uzlaşma olanağı sağlandıktan sonra, sanık yararına olan önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağından, her iki Yasaya göre denetime olanak sağlayacak şekilde uygulanan Yasa maddeleriyle, verilmesi gereken cezalar ayrı ayrı tespit edilip, sonuç cezalar karşılaştırılarak lehe olan yasa belirlenip uygulama yapılması gerekirken, yazılı şekilde eksik ve denetime olanak vermeyecek biçimde hüküm kurulması,
Hak yoksunluklarının seçimlik olmaması nedeniyle 5237 sayılı Yasanın 53. maddesinin 1. fıkrasındaki c ve e bentlerinin de uygulanması gerektiği gözetilmeyerek, sadece 53/1-a-b-d bentlerinde belirtilen haklardan sanığın mahkum olduğu hapis cezalarının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmalarına karar verilmiş olması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 21.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.