Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2011/9276 E. 2012/10381 K. 03.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/9276
KARAR NO : 2012/10381
KARAR TARİHİ : 03.05.2012

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
I-Dosya içerisinde mevcut, İlk Kıvılcım Polis Merkezi Amirliği’nce, Havza İlçe Emniyet Müdürlüğü’ne hitaben düzenlenmiş 16/11/2005 tarihli yazıda; şüpheli …’nın ele geçirilen 4 adet lastiği İstanbul ili Küçükçekmece ilçesi Altınşehir’de bulunan … isimli şahıstan 1,5 ay kadar önce aldığını, satmak için … Köyü’nde ikamet eden babasının evine bıraktığını beyan etmesi üzerine, 16/11/2005 tarihli arama kararına istinaden … Köyü’nde şahsın babasına ait evde yapılan aramada, 20 adet değişik markalardaki jantlı oto lastiklerinin bulunarak zapt edildiğinin belirtilmesi karşısında, böyle bir ifadenin dosya içerisinde bulunmadığı da dikkate alınarak, varsa bu ifadenin onaylı bir örneğinin dosyaya getirtilmesi; ayrıca, ifadeyi alan ve sanık … hakkında işlem yapan polis görevlilerinin açık kimliklerinin tespit edilerek, bu görevlilerin, sanık …’nın, suça konu Tirestone marka oto lastiğinin de içlerinde bulunduğu, yapılan arama sonucu sanık …’nın babasına ait samanlıkta gizlenmiş bir şekilde ele geçirilen 20 adet lastiğin yerini kendiliğinden göstererek yakınanlara iadesini sağlayıp sağlamadığı yönünde tanık olarak beyanlarının alınması; sonucuna göre, sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK’nın 168. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması ;
II-5237 sayılı TCK.nun 53/1. maddesinin (c) fıkrasındaki, sanıkların kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yoksunluğun koşullu salıverme tarihine kadar süreceğinin gözetilmemesi suretiyle aynı maddenin üçüncü fıkrasına aykırı davranılması;
III-Hükümden sonra 08.02.2008 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 231.maddesi uyarınca ve bu maddenin 6.fıkrasına 25.07.2010 tarihinde yürürlüğe giren 6008 sayılı Yasanın 7.maddesi ile eklenen cümle de gözetilerek; hükmolunan cezanın tür ve süresine göre önceden kasıtlı suçtan sabıkası bulunmayan sanık … hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar … ve … müdafiilerinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye kısmen uygun olarak BOZULMASINA, 03.05.2012 gününde oy birliğiyle karar verildi.