YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/9350
KARAR NO : 2012/12763
KARAR TARİHİ : 17.05.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
A) Sanık …’e yüklenen hırsızlık suçlarından yapılan incelemede ;
Sanık … ile aralarında yaptıkları iş bölümü gereği, sanık …’ün işlediği hırsızlık eylemlerinin hemen ardından idaresindeki araç ile sanık … olay yerinden alıp götüren sanık …’in suça doğrudan katıldığı gözetilmeden, sanık … hakkında 5237 sayılı TCK’nın 37/1. maddesi yerine 39/1. maddesinin uygulanarak eksik ceza tayin edilmesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Sanık …’in suç tarihinden önce kasıtlı suçtan hükümlülüğü bulunmamakta ise de; somut olayda, 5237 sayılı TCK’nın 39/1. maddesinin uygulanma koşullarının gerçekleşmemesine rağmen, bu madde ile uygulama yapılması suretiyle cezanın iki yıl olarak belirlenmesi karşısında; sanığın sabit kabul edilen eylemi nedeniyle hükmün açıklanmasının geri bırakılması kapsamı dışında kalan bir cezanın hükmolunması gerekirken, yanılgılı uygulama sonucu hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun uygulanabilme sınırı içerisine giren bir cezanın verilmesi halinde, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez. Aksi halin, sanığın; önceki yanılgılı uygulama sebebiyle ortaya çıkacak sonuçtan ikinci kez yararlandırılmasının sağlanmasına, hakkaniyete aykırı sonuçlar doğmasına, adalet ve eşitlik ilkelerinin zedelenmesine yol açacağını belirten Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 04.03.2008 gün ve 2008/6-47 esas-2008/43 sayılı kararı gereğince, sanık … hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanma olanağı bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
I) 5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinde hükme bağlanan güvenlik tedbirlerinin her bir suç için ayrı ayrı uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi; ; 5237 sayılı Yasanın 53/3. maddesi göz ardı edilerek, 53/1-c bendinde belirtilen haklardan sanığın mahkum olduğu hapis cezalarının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmiş olması;
II) 5237 sayılı TCK’da cezaların toplanmasına ilişkin bir düzenleme bulunmadığı, 5275 sayılı Yasanın 99. maddesinde ise kesinleşmiş hükümlülüklerin infaz aşamasında toplanmasının öngörüldüğü gözetilmeden, hükmolunan cezaların ayrı ayrı yerine getirilmesi yerine toplanmalarına karar verilmek suretiyle yazılı biçimde hüküm kurulması;
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye kısmen uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından ‘‘53/1. maddesinin uygulanmasına’’ ilişkin bölüm çıkarılarak, yerine ‘‘Her bir suç için ayrı ayrı olmak üzere, 5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinde belirtilen ve 53/3. maddesindeki kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri dışındaki haklardan sanığın mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar; 53/3. maddesi gözetilerek 53/1-c maddesi uyarınca kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmasına’’ cümlelerinin eklenmesi, “cezaların toplanmasına” ilişkin bölümlerin çıkartılması suretiyle, eleştiri dışındaki diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA;
B) Sanık …’e yüklenen hırsızlık suçlarından yapılan incelemede ;
UYAP sisteminden alınan 17/03/2012 tarihli nüfus kaydına göre, sanığın 24/03/2007 tarihinde öldüğünün anlaşılması karşısında müsadereye ilişkin hükmün varlığı da gözetilerek, mahallinde bir karar verilmesi gerekeceğinden ;
Sanık … müdafiinin temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 17/05/2012 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.