YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/9411
KARAR NO : 2012/8995
KARAR TARİHİ : 12.04.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Taklit anahtarla kilit açmak suretiyle hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Suça konu otomobil üzerinde 17.10.2003 tarihinde yapılan inceleme sonucunda tutulan tutanak içeriğine göre, aracın ön sol kapısının kilidinin, anahtar yuvasının içine sert bir cisim sokulması suretiyle yalama olduğu, ön sağ kapısının kilit göbeğinin yerinde olmadığı, yuvasının boş olduğunun belirtilmiş olması karşısında, lehe yasa değerlendirmesinde sanığın eyleminin 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b maddesine uyduğu halde 142/2-d maddesi ile karşılaştırma yapılması,
2- Sanığın olay günü gecesinde şikayetçinin aracının kapısına zarar vermek suretiyle açıp içinden oto teybini çalması ve ihbar üzerine kaçarken polisçe yakalanması şeklinde gerçekleşen eylemde sanık hakkında lehe yasanın belirlenmesi konusunda; 5252 sayılı Kanun’un 9/3. maddesi uyarınca, önceki ve sonraki yasaların ilgili bütün hükümlerinin somut olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle bulunması gerektiğinin ve 5237 sayılı TCK’nın 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCK’nın 493/1. maddesinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu, somut olayda sanığın eyleminin, 765 sayılı TCK’nın 493/1, 62, 81/2-3; 5237 sayılı TCK’ya göre ise 142/1-b, 143, 35/2 maddelerine uyduğu ve hırsızlık suçunun yanında da aynı Kanun’un, yakınma bulunduğu için 151/1. maddesine uyan mala zarar verme suçunu da oluşturduğunun, bu suçun CMK’nın 253. ve 254. maddeleri uyarınca uzlaşma kurumu kapsamında kalması nedeniyle taraflar arasında uzlaşmanın sağlanması girişiminde bulunulması gerektiğinin, bunun sağlanamaması halinde bile 5237 sayılı TCK hükümlerinin sanığın lehine olduğunun gözetilmemesi suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle istem gibi BOZULMASINA, 12.04.2012 gününde oy birliğiyle karar verildi.
.