Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2011/9862 E. 2012/10215 K. 02.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/9862
KARAR NO : 2012/10215
KARAR TARİHİ : 02.05.2012

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Bina içinde muhafaza altına alınmış olan eşya hakkında hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Suç tarihinde gece vakti saat 23.00 sıralarında suç yerine giderek kablo hırsızlığı yapan sanıkların eylemi işledikten sonra saat 02.30’da yakalandıklarının ve suçun tereddütsüz olarak gece sayılan bir zaman diliminde işlendiğinin anlaşılması karşısında, mahkemenin TCK’nın 143. maddesi gereğince gece nedeniyle temel ceza üzerinden en üst oranda olmayan takdiri arttırım uygulamasında bir isabetsizlik görülmemiş olup, tebliğnamenin bozma isteyen düşüncesi benimsenmemiştir.
Adli Emanete kayıtlı ve suçta kullanılan eşyalar hakkında mahkemesince her zaman karar verilmesi olanaklı görülmüş, bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Özgürlüğü bağlayıcı ceza ile hükümlülüğüne karar verilen sanıklar hakkında 5237 Sayılı TCK’nın 53/1 maddesinde sayılan haklardan hangilerini kullanmaktan ne kadar süreyle yoksun bırakıldıklarının karar yerinde gösterilmemesi,
2-Sanık …’un adli sicil kaydındaki ilamlarına göre, en ağır yaptırımı içeren Eskişehir 2. Sulh Ceza Mahkemesi’nin 967-775 E-K sayılı ilamının ceza kararnamesiyle verilmiş olması nedeniyle tekerrüre esas alınamayacağının ve yine Eskişehir 1. Sulh Ceza Mahkemesi’nin 27.01.2005 tarihli ve 825-21 E-K sayılı ilamının 89.100.000 TL erteli adli para cezası ilamının 29.02.2005 tarihinde kesinleşmesi karşısında suç tarihi itibarıyle 3 yıllık sürenin geçmiş olması nedeniyle tekerrüre esas alınamayacağı gözetilmeden, sanık hakkında infazda tereddüte yol açacak şekilde iki ilamın tekerrüre esas alınması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin ve sanık …’in temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye kısmen uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, her iki sanık hakkındaki hüküm fıkralarından 53. maddenin uygulanmasına ilişkin bölümlerin çıkarılarak, yerine ” 53/1. maddesinde belirtilen ve 53/3. maddesindeki kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri dışındaki haklardan sanığın mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar; 53/3. maddesi gözetilerek 53/1-c maddesi uyarınca kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmasına” cümlesinin ayrı ayrı eklenmesi ve sanık … hakkındaki hüküm fıkrasından TCK’nın 58. maddesinin uygulanmasına ilişkin olarak Eskişehir 2. Sulh Ceza Mahkemesi’nin 967-775 E-K sayılı ilamının çıkartılması suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 02.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.