Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2012/11208 E. 2012/26777 K. 12.12.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/11208
KARAR NO : 2012/26777
KARAR TARİHİ : 12.12.2012

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, mala zarar verme, konut dokunulmazlığını bozma
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:

Sanık … hakkında kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
Sanık …’in dosyada mevcut sorgusu sırasında bildirdiği adresine tebligat yapılmadığı gibi temyiz süresinin başlangıcının da açıkça gösterilmediği, sanığın temyizinin süresinde kabul edilerek yapılan incelemede
Sanık hakkında 119/1-c maddesinin uygulanmaması karşı temyiz olmadığından bozma sebebi yapılmamıştır
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre sanığın temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA,
Sanık … hakkında kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Sanık hakkında konut dokunulmazlığını ihlal ve mala zarar verme suçundan dava açılması olanaklı görülmüştür
Ancak;
1- Sanık hakkında 08.02.2008 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesi uyarınca ve bu maddenin 6. fıkrasına 25.07.2010 tarihinde yürürlüğe giren 6008 sayılı Yasanın 7. maddesi ile eklenen cümle de gözetilerek; hükmolunan cezanın tür ve süresine göre hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
2- Diğer sanıkla suçtan önce anlaşarak beraber suç işleyen sanık hakkında TCK’nın 37. maddesi yerine 39. maddesinin uygulanması
3- Cezalandırılmasına karar verilen sanık hakkında 5395 sayılı ÇKK’nın 5. maddesinde yazılı tedbirlerin uygulanamayacağının gözetilmemesi
4- kabule göre de;sanık hakkında tayin olunan kısa süreli hürriyeti bağlayıcı cezanın TCK’nın 50. maddesi geregince tedbirlerden birine çevrilmesi gerektiğinin düşünülmemesi
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, ceza süresi yönünden kazanılmış hakkının gözetilmesine 12.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.