YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/11686
KARAR NO : 2012/26486
KARAR TARİHİ : 10.12.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlali
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
I-Sanık hakkında konut dokunulmazlığının ihlali suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
Mağdur … ile müşteki …’ın resmi mercilere beyan ettikleri ve soruşturma dosyasında bulunan en son adresine hazırlık aşamasında Cumhuriyet Savcısının talimatı ile kolluk görevlilerinin “uzlaşma” önerisinde bulunmak için bir çok kez gittikleri ve adı geçenlerin adreste bulunmamaları nedeniyle uzlaşma teklifinin yapılamadığına ilişkin 30.06.2009 tarihli tutanak göz önüne alındığında; 5271 sayılı CMK’nın 253/6. maddesi gereğince uzlaşmanın sağlanamadığı kabul edilerek tebliğnamedeki bu yönde bozma isteyen (3) nolu düşünce benimsenmemiş; sanığın suç tarihinde gündüz vakti mağdur … ile müşteki …’ın birlikte oturdukları eve evrakı yaşı nedeniyle tefrik edilen … ile beraber girerek hırsızlık yaptığının anlaşılması karşısında; sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 116/1 maddesi ile uygulama yapılırken, aynı Kanunun 119/1-c maddesi ile uygulama yapılmaması, yine tekerrüre esas eski hükümlülüğü bulunduğu ve koşulları oluştuğu halde, sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 58. maddesinin uygulanmaması karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine,toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş,
Ancak;
Kasten işlemiş olduğu suçtan, hapis cezasıyla mahkumiyetin yasal sonucu olarak sanığın, 5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinin “c” bendinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar, yalnızca kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise, anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’in temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından sanık hakkında ‘‘53/1. maddesinin uygulanmasına’’ ilişkin bölüm çıkarılarak, yerine ‘‘53/1. maddesinde belirtilen ve 53/3. maddesindeki kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri dışındaki haklardan sanığın mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar; 53/3. maddesi gözetilerek 53/1-c maddesi uyarınca kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmasına’’ cümlesinin eklenmesi suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II- Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesine gelince;
Tekerrüre esas eski hükümlülüğü bulunduğu ve koşulları oluştuğu halde, sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 58. maddesinin uygulanmaması karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçların sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanığın 31.05.2009 tarihinde gündüz vakti mağdur … ile müşteki …’ın birlikte oturdukları eve evrakı yaşı nedeniyle tefrik edilen … ile beraber girerek plazma TV, HP marka diz üstü bilgisayar ve içinde 100 TL para ile çeşitli evrakın bulunduğu çantayı çaldıktan sonra, 03.06.2009 tarihinde polise yapılan ihbar sonucu yakalandığının anlaşılması karşısında; sanığın eyleminin tamamlandığı gözetilmeden teşebbüs aşamasında kaldığı kabul edilerek, yazılı şekilde uygulama yapılması,
2-Sanık ihbar üzerine yakalandığında suçunu ikrar edip, çaldıkları eşyalardan plazma TV ve HP marka diz üstü bilgisayarı sakladıkları …’in evini gösterip, mezkur eşyaların iadesini kısmen iadesini sağladığının anlaşılması karşısında; kısmi iade nedeniyle mağdur … ile müşteki …’ın rızası sorularak, 5237 sayılı TCK’nın 168/1-4. maddesinin uygulama koşullarının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
3- Kasten işlemiş olduğu suçtan, hapis cezasıyla mahkumiyetin yasal sonucu olarak sanığın, 5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinin “c” bendinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar, yalnızca kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise, anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’in temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın korunmasına, 10.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.