YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/13
KARAR NO : 2013/7895
KARAR TARİHİ : 25.03.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
I- Sanık … hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
Gerekçeli karar başlığındaki suç tarihinin 27.11.2004 yerine 02.12.2004 olarak yanlış yazılması, yerinde düzeltilmesi olanaklı yazım hatası kabul edilmiş, 5237 sayılı TCK’nın 61. maddesi uyarınca temel ceza belirlenirken çalınan aracın değeri dikkate alınarak alt sınır aşılarak ceza uygulaması yapılması gerekirken, yetersiz ve oluşa uygun düşmeyen gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Mağdur …’ın 27.11.2004 günü saat 02:00 sıralarında … plakalı aracını kapılarını kilitleyerek park ettiğini, aynı gün saat 08:00 sıralarında ise aracın çalındığını tesbit ettiğini söylemesi, sanık …’nin savunmasında aracı saat 06:00-07:00 sıralarında çaldığını beyan etmesi ve 27.11.2004 tarihinde de güneşin saat 06:57’de doğduğunun anlaşılması karşısında; 5237 sayılı TCK’nın 6/1-e maddesine uygun olarak, eylemin geceleyin işlendiğine dair delil bulunmadığı gözetilmeden, 5237 sayılı TCK’nın 143. maddesi ile uygulama yapılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık … hakkında hüküm fıkrasındaki “5237 sayılı TCK’nın 143. maddesinin uygulanmasına” ilişkin bölümün çıkarılması ve sanığın adli sicil kaydına göre 2 yıl 6 ay hapis cezasına mahkumiyetine karar verildiği, bu kararın 5237 sayılı TCK’nın 51/1-a maddesi gereğince ertelemeye ve 5271 sayılı CMK’nın 231/5 maddesinin uygulanmasına engel olduğu da göz önüne alınarak cezanın 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b, 62. maddeleri gereğince sonuç olarak 1 yıl 8 ay hapis cezası şeklinde belirlenmesi suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II- Sanık … hakkında hırsızlık suçundan; sanık … hakkında ise mala zarar verme suçundan kurulan hükümlerin temyiz incelemesine gelince;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; hırsızlık suçunun sanık … tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Mağdur …’ın 27.11.2004 günü saat 02:00 sıralarında … plakalı aracını kapılarını kilitleyerek park ettiğini, aynı gün saat 08:00 sıralarında ise aracın çalındığını tesbit ettiğini söylemesi, diğer sanık …’nin savunmasında aracı saat 06:00-07:00 sıralarında çaldığını beyan etmesi ve 27.11.2004 tarihinde de güneşin saat 06:57’de doğduğunun anlaşılması karşısında; 5237 sayılı TCK’nın 6/1-e maddesine uygun olarak, eylemin geceleyin işlendiğine dair delil bulunmadığı gözetilmeden, 5237 sayılı TCK’nın 143. maddesi ile uygulama yapılması,
2-5237 sayılı TCK’nın 61. maddesi uyarınca temel ceza belirlenirken çalınan aracın değeri dikkate alınarak alt sınır aşılarak ceza uygulaması yapılması gerekirken, yetersiz ve oluşa uygun düşmeyen gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
3- Gerekçeli karar başlığındaki suç tarihinin 27.11.2004 yerine 02.12.2004 olarak yanlış yazılması,
4-Suç tarihinde mağdurun kapıları kilitli park halindeki aracını kapısını zorlayıp açtıktan sonra düz kontak yaparak çalan sanığın kastının, aracın doğrudan mülkiyetine yönelik olduğunun anlaşılması karşısında; aracı çalmak için kapısına ve direksiyon altındaki elektrik aksamına zarar verilmesi eylemi mala zarar verme suçunu oluşturmadığı gözetilmeden, sanığın bu suçtan beraatı yerine yazılı biçimde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar … ve … müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye kısmen aykırı olarak BOZULMASINA, 25.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.