Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2012/13853 E. 2012/14182 K. 18.06.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/13853
KARAR NO : 2012/14182
KARAR TARİHİ : 18.06.2012

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Muhkem eşyayı kırarak hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
I-Sanık … hakkında kurulan hükmün incelenmesinde:
Sanığın eylemine uyan 765 sayılı TCK’nın 491/ilk maddesinde tanımlanan hırsızlık suçu aynı Yasanın 102/4 ve 104/2. maddelerine göre hesaplanan 7 yıl 6 aylık dava zamanaşımına bağlı olup suç tarihi olan 24/02/2004 tarihinden incelemenin yapıldığı tarihe kadar bu sürenin geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma sebebi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
II-Sanık … hakkında kurulan hükmün incelenmesinde:
Her ne kadar … Asliye Ceza Mahkemesi’nin 08.07.2009 tarih 2009/179-669 karar sayılı kararında başvurulacak yasa yollarına ilişkin bildirimde, sürenin başlangıcının “tefhim veya tebliğ” şeklinde gösterilmesi nedeniyle bildirimin eksik ve yanıltıcı olduğu, bu durumun eski hale getirme nedeni olarak kabulü ile temyiz başvurusunun süresinde yapıldığı ileri sürülebilirse de, ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 13.03.2012 tarih 2011/6-386 esas ve 2012/99 karar sayılı kararında açıklandığı üzere, ”…yoklukta verilen hükme ilişkin olarak temyiz süresinin, sanığın bu hükmü usulüne uygun olarak öğrenmesi yani tebliğle işlemeye başlayacağı açık olduğundan, bildirimde ayrıca “tefhim” kelimesine de yer verilmesinin, sanık açısından yasa yolu süresinin tebliğ ile işlemeye başlayacağı gerçeğini değiştirmeyeceği, kaldı ki sanığın süresinden sonra verdiği temyiz dilekçesinde, bu ifadenin kendisini temyiz süresinin başlangıcı konusunda yanılgıya düşürdüğüne ilişkin bir iddiada da bulunmadığı” da gözetilmekle yapılan incelemede;
… Asliye Ceza Mahkemesi’nin 08.07.2009 tarih 2009/179-669 karar sayılı kararının sanığın adresine 22.07.2009 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edildiği halde sanığın CMUK’un 310. maddesinde öngörülen bir haftalık süre geçtikten sonra 11.08.2011
tarihinde hükmü temyiz ettiği anlaşılmakla, sanığın … Asliye Ceza Mahkemesi’nin 12.08.2011 tarih 2009/179-669 karar sayılı ek kararına karşı yaptığı temyiz isteminin CMUK’un 317. maddesi uyarınca reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan temyiz isteminin reddine dair anılan hükmün tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA, 18.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.