YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/13881
KARAR NO : 2012/14460
KARAR TARİHİ : 19.06.2012
Hırsızlık suçundan sanık …’ün, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/1 -f ve 53. maddeleri uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/6-9. maddesi gereğince sanığın kaçak kullandığı elektrik bedeli olan ve bilirkişi tarafından tespit edilen 396,42 Türk lirasını kararın kesinleştiği tarihe kadar işleyen yasal faizi ile birlikte deneme süresi içinde ve aylık taksitler hâlinde Cumhuriyet savcılığınca cezanın infazı konusunda sanığa yapılacak tebligat tarihinden başlamak üzere ve 1 yıllık süre de tamamen ödemek koşuluyla hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, sanığın 5 yıl süre ile denetime tabi tutulmasına dair … Asliye Ceza Mahkemesinin 29/06/2010 tarihli ve 2009/697 esas, 2010/532 sayılı kararının kesinleşmesini müteakip, hükümlünün ödeme koşulunu yerine getirmemesi üzerine, sanık hakkındaki hükmün açıklanmasına, takdiren sanığın 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin, aynı Mahkemenin 08/09/2011 tarihli ve 2009/697 esas, 2010/532 sayılı ek kararın karşı Adalet Bakanlığı’nın 07.05.2012 tarih ve 2012/7738/26891 sayılı Kanun Yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyasının Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 23.05.2012 tarih ve 2012/132565 sayılı ihbarnamesiyle dairemize gönderilmekle incelendi.
MEZKUR İHBARNAMEDE;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231 /l 1. maddesinde düzenlenen “Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç islemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması halinde, mahkeme hükmü açıklar. Ancak mahkeme, kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumunu değerlendirerek; cezanın yarısına kadar belirleyeceği bir kısmının infaz edilmemesine ya da koşullarının varlığı halinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar vererek yeni bir mahkûmiyet hükmü kurabilir.” şeklindeki hükme göre, duruşma açarak sanığın hukukî durumunu değerlendirmesi gerekirken, savunma hakkı kısıtlanmak suretiyle yazılı şekilde karar verilmesinde İsabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşılmış olmakla;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Kanun yararına bozma istemine dayanan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın ihbar yazısı incelenen dosya içeriğine göre yerinde görüldüğünden istemin kabulü ile hırsızlık suçundan sanık … hakkında Bakırköy 10. Asliye Ceza Mahkemesince verilip temyiz edilmeksizin kesinleşen mahkumiyet hükmünün açıklanmasına dair 08.09.2011 tarih ve 2009/697 Esas ve 2010/532 Karar sayılı ek kararın, 5271 sayılı CMK’nın 309/4-b maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmesine, 19.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.