YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/13888
KARAR NO : 2012/15357
KARAR TARİHİ : 28.06.2012
Hırsızlık suçundan sanık …’in 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 492/2, 522, 523, 59/2, 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanun’un 4. maddeleri gereğince 200.772.000 Türk Lirası ağır para cezası ile cezalandırılmasına, cezasının 647 sayılı Kanun’un 6. maddesi uyarınca ertelenmesine dair …. Asliye Ceza Mahkemesinin 19/10/2004 tarihli ve 2004/1501 esas, 2004/1531 sayılı kararına ilişkin arşiv kaydının silinmesi talebinin reddine dair …. Asliye Ceza Mahkemesinin 30/06/2010 tarihli ve 2010/162 müteferrik sayılı kararına yönelik itirazın kabulü ile arşiv kaydının silinmesine ilişkin …. Ağır Ceza Mahkemesinin 01/10/2010 tarihli ve2010/908 değişik iş sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 10.05.2012 tarih ve 2012/8275/27787 sayılı Kanun Yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyasının Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 01.06.2012 tarih ve 2012/141359 sayılı ihbarnamesiyle dairemize gönderilmekle incelendi.
MEZKUR İHBARNAMEDE;
Mercii kararının verildiği tarih itibarıyle yürürlükte bulunan 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu’nun geçici 2. maddesinin 2. fıkrasında “Birinci fıkra gereğince işlem yapılarak arşive alınan kayıtlar hakkında, 3682 sayılı Kanun’un 8. maddesinde öngörülen sürelerin dolduğu veya ertelenmiş olan hükmü esasen vaki olmamış sayıldığı hallerde bu tarih esas alınarak, Anayasanın 76. maddesi ve özel kanunlarda sayılan suç ve mahkumiyetler dışındaki kayıtlar için ilgilinin, Cumhuriyet Başsavcılığının veya Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünün talebi üzerine hükmün veren mahkemece veya talep edenin bulunduğu yer asliye ceza mahkemesince arşiv kaydının silinmesine karar verilir.” şeklindeki düzenleme nazara alındığında, sanığın eyleminin Anayasanın 76. maddesinde sayılan suçlardan olduğu anlaşıldığından, 5352 sayılı Kanun’un geçici 2. maddesinin 2. fıkrası uyarınca mahkumiyet hükmünün arşiv kaydından çıkarılmasının mümkün olmadığı gözetilmeden, itirazın reddi yerine, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden, 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşılmış olmakla;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Kanun yararına bozma istemine dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görüldüğünden …. Ağır Ceza Mahkemesinin 01/10/2010 tarih ve 2010/908 değişik iş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesinin Kanunu’nun 309. maddesinin 4. fıkrasının (a) bendi uyarınca BOZULMASINA, sonraki işlemlerin mahkemesince yerine getirilmesine, dosyanın mahalli mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28/06/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.