Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2012/14771 E. 2012/18848 K. 13.09.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/14771
KARAR NO : 2012/18848
KARAR TARİHİ : 13.09.2012

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
I-Hükümlü … hakkındaki eylemi nedeniyle kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının yapılan incelemesinde;
Hükümlü hakkında 765 sayılı TCK’nın 492/1, 65/3, 59/2, 81/2-3 maddeleri uyarınca verilen 10 ay 1 gün hapis cezasının temyiz edilmeksizin kesinleşmesinden sonra, 5237 sayılı TCK’nın yürürlüğe girmesi üzerine duruşma açılmaksızın dosya üzerinden verilen 29.07.2005 tarihli uyarlama kararındaki bildirimlerin kanunun aradığı koşulları içermemesi karşısında; öncelikle 29.07.2005 tarihli uyarlama kararının temyize tabi kararlardan olduğu, temyiz süresinin tebligat tarihinden itibaren başlaması kaydıyla bir hafta olacağı ve temyiz talebinde bulunulmaması halinde anılan hükmün kesinleşeceğinin belirtilmesi suretiyle hükümlüye tebliğ edildikten sonra bu kararın, temyiz edilmemesi halinde kanun yararına bozma yolu ile kaldırılmasından sonra yeniden dosyanın ele alınabileceği gözetilmeden, 29.07.2005 tarihli karar ile işten elini çeken mahkeme tarafından temyiz süresinin henüz başlamadığı bir durumda dosyanın yeniden ele alınarak verilen 19.12.2007 tarihli karar yok hükmünde olduğundan; 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi yollaması ile halen yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi gereğince, tebliğnameye uygun olarak, hükümlü … müdafiinin konusu bulunmayan temyiz isteğinin REDDİNE,
II-Hükümlü … hakkındaki eylemi nedeniyle kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının yapılan incelemesinde;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27.12.2005 tarih, 2005/3-162-173 ve 11.07.2006 tarih, 2006/5-182/182 sayılı kararlarında; sonraki yasa ile suçun unsurlarının veya özel hallerinin değiştirilmesi, cezanın tayin ve takdiri ile artırım ve indirim oranlarının belirlenmesi, seçimlik cezalardan birinin tercihi ve seçenek yaptırımların ya da cezanın kişiselleştirilmesini gerektiren hallerde lehe Yasanın belirlenmesi amacıyla verilen uyarlama kararlarının duruşma açılarak verilmesi gerekir.
İnceleme konusu karara gelince;
Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-5237 sayılı TCY’nın 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCK’nın 492/1 maddesinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu, hükümlünün eyleminin, 142/1-b ve 143. maddesinde düzenlenen hırsızlık suçunun yanında aynı Yasa’nın 116/1-4, 119/1-c maddelerinde düzenlenen birden fazla kişi ile birlikte geceleyin konut dokunulmazlığını bozma ve yakınma bulunduğu için 151/1. maddesine uyan mala zarar verme suçlarını da oluşturduğunun gözetilmemesi,
2-5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca hükümlü yararına olan hükmün önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı gözetilerek, 5237 sayılı Yasaya göre hırsızlık ve konut dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçlarını oluşturan eylemler nedeniyle 5237 sayılı Yasanın 61. maddesi gözetilerek, temel cezanın ne şekilde saptanacağının belirlenmesi ve konut dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçlarıyla ilgili olarak uzlaşma hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının belirlenmesi ve cezanın bireyselleştirilmesini gerektiren takdir hakkının kullanılması durumunda duruşma açılması ve tüm bunların neden ve gerekçeleri gösterilerek hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, hükümlü … müdafiinin temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme uygun olarak BOZULMASINA, infaz aşamasında hükümlü lehine uygulamaların kazanılmış hak oluşturmayacağının gözetilmesine, 13.09.2012 gününde oy birliğiyle karar verildi.