YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/15234
KARAR NO : 2013/41676
KARAR TARİHİ : 26.12.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Ceza Genel Kurulunun 30/01/2007 gün ve 9-18 sayılı kararında açıklandığı üzere; Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 40/2, 5271 sayılı CMK’nın 34/2, 40/2, 231/2 ve 232/6. maddelerine göre; mahkeme kararlarında ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını, sürelerini, şeklini ve ne zaman başlayacağının kuşkuya yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerektiğinin açık ve buyurucu şekilde belirtildiği, incelemeye konu kararda hangi kanun yoluna başvurulacağı, başvuru şekli açıkça gösterilmemiş olması nedeniyle yasa yolu açıklamasının T.C. Anayasası’nın 40/2, 5271 sayılı CMK’nın 34/2, 231/2 ve 232/6. maddelerinde öngörülen yöntemlere uygun olarak yapılmadığı usul ve yasaya aykırı görülen temyiz isteminin reddine ilişkin 15.12.2009 günlü ek kararın kaldırılması suretiyle yapılan temyiz incelemesinde;
Müştekinin 07.02.2007 tarihli hazırlık aşamasındaki uzlaşmak istemediğine dair beyanı, katılma talebi ile katılma kararı verilebilmesi müşteki veya vekilinin sadece şikayetine tabii olmaması karşısında tebliğnamedeki bu hususta bozma isteyen görüşe iştirak edilmmştir.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
06.11.2008 tarihli celsede dosyadan çekilen müşteki vekilinin 05.03.2008 tarihli celsede zararın karşılandığına dair beyanı karşısında katılan ile dosyadan çekilen eski vekilinin dinlenerek beyanları arasındaki çelişkinin giderilmesi, tespit edilecek tanıklarında bu hususta beyanlarının alınması ayrıca dosyadan çekilen müşteki vekilinin 05.03.2008 tarihli celsede ibraz ettiği müşteki namına yazılı belge aslının temini ile müştekiye bu belgenin sorulması gerekirse imza, yazı incelemesi yaptırılması ile sonucuna göre deliller bir bütün olarak nazara alınarak TCK’nın 168. maddesi yönünden sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye kısmen olarak BOZULMASINA, 26.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.