YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/15479
KARAR NO : 2013/26088
KARAR TARİHİ : 24.09.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun suça sürüklenen … tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Suça sürüklenen … …’nın, mağdur …’ya yönelik hırsızlık suçunu saat 21:00 sıralarında gerçekleştirdiğini ikrar ettiği, suç tarihinde yaz saati uygulamasına göre, güneşin Isparta ilinde saat 20:01’de battığı, gece sayılan zaman diliminin ise 21:01’de başladığının anlaşılması karşısında, suça sürüklenen çocuğun eyleminin gece sayılan zaman dilimi içerisinde gerçekleştiği kesin olarak belli olmaması nedeniyle, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği hırsızlık eyleminin gündüz vakti işlendiğinin kabul edilmesi gerekirken TCK’nın 143. maddesince artırım yapılıp yazılı şekilde hüküm kurularak sanık hakkında fazla ceza tayin edilmiş olması,
2-Sanıklar hakkında hırsızlık suçlarından kurulan hükümlerde, 18 yaşından küçük olan sanık hakkında hükmedilen adli para cezasının ödenmemesi halinde hapse çevrilemeyeceği gözetilmeyerek 5275 sayılı Yasanın 106/4. maddesine aykırı davranılması;
3-5395 sayılı … Koruma Kanunu’nun 11 ve 5237 sayılı TCK’nın 31. maddeleri uyarınca çocuklara özgü güvenlik tedbirlerinin; 12 yaşını doldurmamış çocuklar ile aynı maddenin ikinci fıkrasına göre işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayamayan ya da davranışlarını yönlendirme yeteneği yeterince gelişmemiş 12-15 yaş grubunda bulunan çocuklar hakkında uygulanması olanağının bulunduğu gözetilmeyerek, ceza sorumluluğu bulunan ve mahkumiyet kararı verilen suça sürüklenen … hakkında 5395 sayılı … Koruma Kanunu’nun 5/1-b,c,d maddesinde yazılı tedbirlere hükmolunması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen … … müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından TCK’nın 143. maddesine ilişkin bölüm karardan çıkartılması suretiyle; sanık hakkında TCK’nın 141/1, 31/2 ve 62. maddeleri uyarınca sonuç olarak 5 ay hapsin, 50/1-a maddesine göre seçenek yaptırıma çevrilmesi ve suça sürüklenen … hakkında sonuç cezanın neticeten 3000 TL adli para cezası olarak belirlenmesi” ve “ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin sanığa ihtarına”, “suça sürüklenen … hakkında 5395 sayılı … Koruma Kanununun 5/1-a,b,d maddesinin uygulanmasına”şeklindeki bölümlerin çıkarılması suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 24.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.