Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2012/1551 E. 2013/9347 K. 03.04.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/1551
KARAR NO : 2013/9347
KARAR TARİHİ : 03.04.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Mağdurun 24.12.2008 tarihli kolluk ifadesinde sanığı fındık çuvalını alıp götürürken görmesi üzerine peşinden gidip fındık tüccarının kapısında yakaladığı yönündeki anlatımı ve tutanak düzenleyicisi kolluk görevlisi tanık …’un 19.03.2009 tarihli keşifte alınan yeminli anlatımında ihbar üzerine olay yerine gittiklerinde sanığı yanında mağdur olduğu halde evin 20-25 metre ilerisinde bulunan camide yakaladıklarını, suça konu fındığı da fındıkçı dükkanında bulduklarını beyan ettiğinin anlaşılması karşısında, sanığın mağdurun kesintisiz takibi sonucu yakalanıp yakalanmadığı duraksamaya yer bırakmayacak şekilde açıklığa kavuşturulduktan sonra sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 35. maddesinin uygulanma koşullarının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Kabule göre de;
1-Tekrar suç işlemeyeceği hususunda olumlu kanaat oluştuğu gerekçesiyle hakkında hükmolunan hapis cezasının ertelenmesine karar verilen sanığın adli sicil kaydında yer alan ve 5395 sayılı Yasa’nın 23. maddesi uygulamasına ilişkin olan kaydının bir mahkumiyet hükmü olmadığı ve bu nedenle 5271 sayılı Yasanın 231/5. maddesinin uygulanmasına engel teşkil etmediği gözetilmeden, yerinde olmayan gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
2-Hükmolunan uzun süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 53/1-c maddesinde öngörülen hak yoksunluğunun yalnızca kendi kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından uygulanmayacağı gözetilmeden yazılı şekilde uygulama yapılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’un temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 03.04.2013 tarihinde oy birliği ile karar verildi.