Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2012/16455 E. 2013/27626 K. 07.10.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/16455
KARAR NO : 2013/27626
KARAR TARİHİ : 07.10.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık ve gece vakti konut dokunulmazlığını bozmak
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
I- Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Sanığın adli sicil kaydında tekerrüre esas hükümlülüğü bulunmasına rağmen TCK’nın 58. maddesinin uygulanmaması aleyhe temyiz olmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Müştekilerin ve tanık …’nın soruşturma aşamasındaki beyanlarından olayın 06:00 sıralarında gerçekleştiğinin anlaşıldığı, olay zamanı Bodrum İlçesinde güneşin 06:02’de doğmuş olması ve sanığın eylemi sabaha karşı gerçekleştirdiğini beyan ettiği, bu şekilde olay saatine ilişkin tam bir belirlemenin yapılamadığının anlaşılması karşısında; eylemin gece gerçekleştiği sabit olmadığı halde TCK’nın 143. maddesi gereğince uygulama yapılarak sanık hakkında fazla ceza tayin edilmesi,
2-TCK’nın 53/1. maddesinin (c) fıkrasındaki, velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yoksunluğun infaz tarihine kadar; sadece kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise yoksunluğun koşullu salıverme tarihine kadar uygulanmasına karar verilmemesi suretiyle aynı maddenin üçüncü fıkrasına aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’ın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak hüküm fıkrasından öncelikle; 5237 sayılı TCK’nın 143. maddesinin uygulanmasına ilişkin kısmın çıkarılarak, 142/1-b, 62 maddeleri uyarınca sanığa verilen hapis cezasının sonuç olarak 1 yıl 8 ay olarak belirlenmesi; ardından ise hüküm fıkrasından TCK’nın 53. maddesi ile ilgili kısım çıkarılarak yerine ‘‘TCK’nın 53/1. maddesinde belirtilen ve 53/3. maddesindeki kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri dışındaki haklardan sanığın mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar; 53/3. maddesi gözetilerek 53/1-c maddesi uyarınca kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmasına’’ cümlesinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II- Sanık hakkında konut dokunulmazlığını ihlal suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Müştekilerin soruşturma aşamasında 20.07.2008 tarihinde alınan ifalerinde uzlaşmak istemediklerini söylemeleri karşısında, konut dokunulmazlığını ihlal suçu bakımından tebliğnamede bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Sanığın adli sicil kaydında tekerrüre esas hükümlülüğü bulunmasına rağmen TCK’nın 58. maddesinin uygulanmaması aleyhe temyiz olmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Müştekilerin ve tanık …’nın soruşturma aşamasındaki beyanlarından olayın 06:00 sıralarında gerçekleştiğinin anlaşıldığı, olay zamanı Bodrum İlçesinde güneşin 06:02’de doğmuş olması ve sanığın eylemi sabaha karşı gerçekleştirdiğini beyan ettiği, bu şekilde olay saatine ilişkin tam bir belirlemenin yapılamadığının anlaşılması karşısında; eylemin gece gerçekleştiği sabit olmadığı halde TCK’nın 116/4. maddesi gereğince uygulama yapılarak sanık hakkında fazla ceza tayin edilmesi,
2-TCK’nın 53/1. maddesinin (c) fıkrasındaki, velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yoksunluğun infaz tarihine kadar; sadece kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise yoksunluğun koşullu salıverme tarihine kadar uygulanmasına karar verilmemesi suretiyle aynı maddenin üçüncü fıkrasına aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’ın temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 07.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.