Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2012/16525 E. 2013/26574 K. 30.09.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/16525
KARAR NO : 2013/26574
KARAR TARİHİ : 30.09.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
I- Üst Cumhuriyet Savcısının temyiz talebinin incelenmesinde;
Üst Cumhuriyet Savcısının 20.01.2010 tarihinde verilen kararı, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 310/3. maddesinde öngörülen yasal bir aylık süresinden sonra 24.02.2010 tarihinde temyiz etmiş olduğu anlaşıldığından, temyiz isteğinin aynı Kanunun 317. maddesi gereğince tebliğnameye uygun olarak REDDİNE,
II- O yer Cumhuriyet Savcısının temyiz talebinin incelenmesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Sanık hakkında şartları oluşmadığı halde TCK’nın 145. maddesinin uygulanması
2- 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yasanın 108/4, 5, 6. fıkralarında “Hakim, mükerrir hakkında cezanın infazının tamamlanmasından sonra başlamak ve bir yıldan az olmamak üzere denetim süresi belirler. Tekerrür dolayısıyla belirlenen denetim süresinde, koşullu salıverilmeye ilişkin hükümler uygulanır. Hakim, mükerrir hakkında denetim süresinin uzatılmasına karar verebilir. Denetim süresi en fazla beş yıla kadar uzatılabilir.”hükmünü düzenlemiştir. Buna göre denetim süresini belirleme ve gerektiğinde uzatma görevi, hükmü veren mahkemeye değil, hükümlünün infaz aşamasındaki davranışlarını da değerlendirerek koşullu salıverme ile ilgili kararı verecek mahkemeye aittir. Buna göre; hüküm kurulurken mükerrir olan sanık hakkında TCK’nın 58/7. maddesi uyarınca “mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra da denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına” karar verilmesiyle yetinilmesi gerekirken, denetimli serbestlik tedbirinin süresininde belirlenmesi,
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak hüküm fıkrasından TCK’nın 145. maddesine ilişkin bölüm karardan çıkartılması suretiyle; sanık hakkında TCK’nın 142/1-a, 62 maddeleri uyarınca sonuç olarak 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılması tümcesinin eklenmesi ile TCK’nın 58. maddesi ile ilgili hüküm fıkrasından ”1 yıl denetim süresi belirlenmesine” ilişkin bölmün çıkartılması suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 30.09.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.