YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/16704
KARAR NO : 2013/24528
KARAR TARİHİ : 16.09.2013
MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
I- Suça sürüklenen çocuk hakkında müşteki …’a yönelik eyleminden dolayı kurulan hükmün incelenmesinde;
Suça sürüklenen çocuk hakkında konut dokunulmazlığını ihlal suçundan zamanaşımı süresi içerisinde işlem yapılması olanaklı kabul edilmiştir.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun suça sürüklenen çocuk tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Müştekinin 18:30 sıralarında eve gelip motosikletini kömürlüğe bıraktığını, 20:00 sıralarında düğüne gitmek için çıktığından motosikletinin çalındığını farkettiğini beyan ettiği, olay zamanı Söke İlçesinde güneşin 18:01’de batmış olması ve suça sürüklenen çocuğun eylemi kaç sıralarında gerçekleştirdiğine dair bir beyanının da bulunmadığının anlaşılması karşısında; eylemin gece gerçekleştiği sabit olmadığı halde TCK’nın 143. maddesi uyarınca uygulama yapılarak cezadan artırım yapılması,
2- Suça sürüklenen çocuk hakkında TCK’nın 143. maddesi uyarınca artırım yapılırken hesap hatası yapılarak 2 yıl 4 ay 24 gün hapis cezası yerine 2 yıl 4 ay 26 gün hapis cezası olarak hesaplanması ve bundan sonra yapılan indirimlerin hatalı bulunan miktar üzerinden yapılarak fazla cezaya hükmedilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk … müdafii ve o yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye kısmen uygun olarak BOZULMASINA, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 20.12.2011 gün 2011/2-363 esas ve 2011/286 sayılı kararına göre bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, suça sürüklenen çocuk hakkındaki hüküm fıkrasından ‘‘suçun gece vakti işlenmiş olması nedeniyle TCK’nın 143. maddesi uyarınca 1/5 oranında artırım yapılmasına” ilişkin bölümün çıkarılarak, suça sürüklenen çocuk hakkında TCK’nın 31/3 maddesi uyarınca belirlenen cezanın 1 yıl 7 ay 26 gün hapis cezasının 1 yıl 4 ay hapis cezasına ve akabinde TCK’nın 62 maddesi gereğince belirlenen 1 yıl 4 ay 1 gün hapis cezasının 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezasına indirilmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, .
II- Suça sürüklenen çocuk hakkında müşteki …’e yönelik eyleminden dolayı kurulan hükmün incelenmesinde;
Suça sürüklenen çocuk hakkında işyeri dokunulmazlığını ihlal suçundan zamanaşımı süresi içerisinde işlem yapılması olanaklı kabul edilmiş; kamuya yararlı işte çalışmaya gönüllü olduğunu suça sürüklenen çocuğun talimat mahkemesindeki 22.07.2009 tarihli duruşmada beyan etmesi karşısında tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun suça sürüklenen çocuk tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Müştekinin, işyeri arkadaşlarının motosikletin çalındığını anlamaları üzerine arabaya binerek çevrede yapmış oldukları araştırmada, olay yerine 200 metre mesafede suça sürüklenen çocuk ve arkadaşını, kesintisiz takip olmadan yakaladıklarının anlaşılması karşısında, eylemin tamamlandığı dikkate alınmadan hatalı şekilde TCK’nın 35. maddesi uyarınca indirim yapılarak eksik ceza tayin edilmiş olması,
2- Suça sürüklenen çocuk hakkında iddianamede TCK’nın 142/1-b maddesinin uygulanması talep edilmediği, suça sürüklenen çocuk ve müdafiine kovuşturma aşamasında CMK’nın 226. maddesi uyarınca ek savunma hakkı tanınmadan TCK’nın 142/1-b maddesi uyarınca uygulama yapılarak savunma hakkının kısıtlanması,
3- Suça sürüklenen çocuk hakkında TCK’nın 143. maddesi uyarınca artırım yapılırken hesap hatası yapılarak 2 yıl 4 ay 24 gün hapis cezası yerine, 2 yıl 4 ay 26 gün hapis cezası olarak hesaplanması ve bundan sonra yapılan indirimlerin hatalı bulunan miktar üzerinden yapılarak fazla cezaya hükmedilmesi,
4- Suça sürüklenen çocuk hakkında hükmedilen hapis cezasının kamuya yararlı işte çalışma seçenek yaptırımına çevrildiği, 01.03.2008 tarihli ve 26803 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5739 sayılı Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 106. maddesi 4. fıkrasında yer alan “Çocuklar hakkında hükmedilen adli para cezasının ödenmemesi halinde, bu ceza hapse çevrilemez. Bu takdirde onbirinci fıkra hükmü uygulanır.” şeklindeki düzenleme karşısında, seçenek yaptırımı yerine getirmeyen çocuk suçlu hakkındaki tedbirin anılan maddenin 11. fıkrası uyarınca para cezasına çevrilmesi ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanununa göre tahsil edilmesi için ilamın mahallin en büyük mal memurluğuna gönderilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk … müdafii ve o yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye kısmen uygun olarak BOZULMASINA, 16.09.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.