Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2012/16725 E. 2013/26582 K. 30.09.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/16725
KARAR NO : 2013/26582
KARAR TARİHİ : 30.09.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Bina içerisinde muhafaza altına alınan eşya hakkında hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlali, mala zarar verme

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
I-Sanık hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre sanık … müdafiinin temyiz itirazı yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün tebliğnameye aykırı olarak ONANMASINA
II-Sanık hakkında hırsızlık ve konut dokunulmazlığını ihlal suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Müştekinin soruşturma aşamasında 05:00 sıralarında evden ayrıldığını, eşi olan tanık …’in ise 19:30 sıralarında eve geldiğinde hırsız girdiğini fark etmesi ve olay tarihinde güneşin doğuş saatinin 05:26, batış saatinin 19:51 olması dikkate alınarak, hırsızlık ve konut dokunulmazlığını ihlal suçlarının gece sayılan zaman dilimi içerisinde gerçekleştiği kesin olarak belli olmaması nedeniyle, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği hırsızlık ve konut dokunulmazlığını ihlal suçlarının gündüz vakti işlendiğinin kabulü ile hüküm kurulması gerekirken, suç saati kesin olarak tespit edilmeden TCK’nın 143 ve 116/4 maddelerince artırım yapılıp yazılı şekilde hüküm kurularak sanık hakkında fazla ceza tayin edilmiş olması,
2-Konut dokunulmazlığı ihlal suçunun, suç tarihine göre, 5271 sayılı CMK’nın 253 ve 254. maddeleri uyarınca uzlaşma kapsamında kalması dikkate alınarak, taraflara uzlaşma teklif edilerek sanığın hukuki durumunun tespit edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 30.09.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.