YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/16983
KARAR NO : 2014/30961
KARAR TARİHİ : 06.11.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlali, haberleşmenin gizliliğini ihlal
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
I)Sanık hakkında konut dokunulmazlığını bozma ve haberleşmenin gizliliğini ihlal suçlarından kurulan hükümlerin temyiz isteminin incelenmesinde;
Sanığın katılan …’in bilgisayarında kayıtlı olan yazışmaları başka şahıslara göndermesi şeklinde gerçekleşen eyleminin 5237 sayılı TCK’nın 132/2. maddesinde düzenlenen suçu oluşturduğu halde yazılı şekilde uygulama yapılması karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre sanık … müdafiinin temyiz itirazı yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, eleştri dışında usul ve kanuna uygun bulunan hükmün tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA,
II)Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükmün temyiz isteminin incelenmesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Dosya arasında bulunan 22.10.2008 ve 26.10.2008 tarihli Muhafaza Altına Alma ve Teslim Tutanakları’na göre sanığın katılan …’ye ait olan laptopu soruşturma aşamasında polis merkezine götürmek suretiyle katılana iadesini gerçekleştirdiğinin anlaşılması karşısında; katılana kısmi iadeye rıza gösterip göstermediği sorulduktan sonra sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 168/1-4. maddesinin uygulama koşulları tartışılmadan yazılı şekilde karar verilmiş olması,
2-TCK’nın 53. maddenin 3. fıkrasına göre, koşullu salıverilen sanık hakkında, aynı maddenin 1. fıkrasının (c) bendinde öngörülen kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından hak yoksunluğunun uygulanamayacağının gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğ undan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, 06.11.2014 tarihinde oy birliği ile karar verildi.