YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/17588
KARAR NO : 2012/24408
KARAR TARİHİ : 19.11.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Muhkem eşyayı kırarak hırsızlık
…
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Anayasanın 141. CMK’nın 34, 230, 289. maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının Yargıtay denetimine olanak verecek şekilde açık ve gerekçeli olması ve gerekçe bölümünde mevcut delillerin tartışılması, değerlendirilmesi ve reddedilen veya delillendirme yönünden üstün tutulan, kabul edilen deliler ve nedenleri, delillerle sonuç arasında bağ kurulması, tüm bunların ışığında ulaşılan kanaat; sanığın suç oluşturduğu kabul edilen eylemi, bunun yasal unsurları ve nitelendirmesi, uygulanacak kanun maddesi ve CMK’nın 230 maddesinde belirtilen diğer unsurların bulunması gerektiği gözetilmeden, hükmün gerekçesinde suçun konusunun ve fiilin ortaya koyulmaması,
2-5237 sayılı TCK’nın 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCK’nın 493/1. maddesinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu, somut olayda sanığın eylemlerinin 142/1-b. maddesinde düzenlenen hırsızlık suçunun yanında aynı kanunun 116/2. maddesinde tanımlanan işyeri dokunulmazlığını bozmak ve şikayet bulunduğu için 151/1. maddesine uygun mala zarar vermek suçlarını da oluşturduğunun gözetilmemesi,
3- Bozmadan sonra yargılama sürecinde sanığın başka suçtan bir müddet hükümlü bir müddette tutuklu olarak cezaevinde bulunduğu ve cezaevinden gönderdiği dilekçelerle duruşmaya katılmak istediğini belirtmesine karşın, bozmaya karşı sanığa diyeceğinin sorulmaması suretiyle 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 326. maddesine aykırı davranılması,
4-5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinin (c) fıkrasındaki, kendi altsoyu üzerindeki
../.
2
velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yoksunluğun koşullu salıverme tarihine kadar süreceğinin gözetilmemesi suretiyle aynı maddenin üçüncü fıkrasına aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’nın temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, ceza süresi bakımından 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 Sayılı CMUK’un 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkının gözetilmesine, 19/11/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.