YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/17687
KARAR NO : 2013/33454
KARAR TARİHİ : 13.11.2013
MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
A-Suça sürüklenen çocuklar … ve … hakkında kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde;
Suç tarihi itibariyle 12-15 arası yaş grubunda olan suça sürüklenen çocuklara yüklenen hırsızlık suçunun, aynı Yasanın 66/1-e, 66/2. maddeleri uyarınca 4 yıllık asli zamanaşımı süresine tabi olup suça sürüklenen çocukların hükümlülüğüne karar verildiği 20.10.2009 tarihinden incelemenin yapıldığı tarihe kadar zamanaşımını kesen herhangi bir işlem yapılmadan bu sürenin geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuklar … ve … müdafiinin temyiz istemi bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme kısmen aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak suça sürüklenen çocuklar hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı CMK’nın 223/8 maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE,
B-Suça sürüklenen çocuk … hakkında kurulan hükmün temyiz incelemesine gelince;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun suça sürüklenen çocuk tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz nedenleri de yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Müştekiye ait suça konu depo vasfındaki yerin, bina ve ya eklentisi mahiyetinde olup olmadığı keşfen belirlenmeden suça sürüklenen çocuk hakkında TCK’nın 141/1. maddesinin uygulanması,
2-Suça sürüklenen çocuğun 23.02.1991 doğumlu olup suç tarihi itibariyle 15-18 arası yaş grubunda olduğu halde diğer suça sürüklenen çocuklar … ve … ile karıştırılarak TCK’nın 31/3. maddesi yerine 31/2. maddesinin uygulanması,
3-Suç tarihinde 18 yaşından küçük olup adli sicil kaydına göre hapis cezası mahkumiyeti de bulunmayan suça sürüklenen çocuk hakkında belirlenen cezanın kısa süreli hapis cezası olması karşısında; belirlenen cezanın TCK’nın 50/3. maddesi uyarınca TCK’nın 50/1. maddesindeki seçenek yaptırımlardan birisine çevrilmesinde zorunluluk bulunması,
4-5237 sayılı TCK’nın 2/1. maddesinin 2. cümlesinin “Kanunda yazılı cezalardan ve güvenlik tedbirlerinden başka bir ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunamaz.” hükmünü taşıdığı, aynı Kanun’un 31. maddesi uyarınca, fiili işlediği sırada 12 yaşından küçük olan ya da 12 – 15 yaş grubunda olup da işlediği fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılayamayan veya davranışlarını yönlendirme yeteneği yeterince gelişmeyen kişilerin (çocukların) cezai sorumluluğunun olmadığı, ancak bu kişiler hakkında çocuklara özgü güvenlik tedbirlerinin uygulanacağı, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 11. maddesinin “Bu Kanunda düzenlenen koruyucu ve destekleyici tedbirler, suça sürüklenen ve ceza sorumluluğu olmayan çocuklar bakımından, çocuklara özgü güvenlik tedbiri olarak anlaşılır.” hükmünü içerip, aynı Kanun’un 5. maddesinin başlığının ise; “koruyucu ve destekleyici tedbirler” olduğu göz önüne alındığında yukarıda özetlenen âmir hükümler çerçevesinde cezaî sorumluluğu bulunan suça sürüklenen çocuk hakkında 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 5/1.a maddesi uyarınca danışmanlık tedbirine hükmolunamayacağının gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk … müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 13.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.