Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2012/18437 E. 2013/30501 K. 30.10.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/18437
KARAR NO : 2013/30501
KARAR TARİHİ : 30.10.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; hırsızlık suçunun suça sürüklenen çocuklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Mala zarar verme suçunun konusunu aynı zamanda hırsızlık suçunun konusu olan kabloların kendisinin oluşturması durumunda, eylemin kabloların mülkiyetine yönelik olması nedeni ile malın çalınması sırasında ve sonrasında kablolara verilen zarardan dolayı ayrıca mala zarar verme suçundan ceza verilemeyeceği, bu nedenle suça sürüklenen çocukların kabloları çalmak amacıyla zarar vermesi eyleminin suç oluşturamayacağı göz önüne alınmadan suça sürüklenen çocukların beraati yerine yazılı şekilde karar verilmesi,
2-5237 sayılı TCK’nın 50/3.maddesine aykırı olarak, suç tarihinde 18 yaşından küçük olup sabıkası da bulunmayan suça sürüklenen çocuklar hakkında hükmolunan kısa süreli hapis cezalarının aynı yasanın 50/1.maddesinde yazılı seçenek yaptırımlara çevrilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
3- Suç tarihinde sabıkasız olan suça sürüklenen çocuklar hakkında belirlenen cezanın iki yıldan az olması karşısında; hükümden sonra 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562.maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nun 231.maddesi uyarınca ve bu maddenin 6. fıkrasına 25.07.2010 tarihinde yürürlüğe giren 6008 Sayılı Yasanın 7. maddesiyle eklenenen cümle de gözetilerek, hükmolunan cezanın tür ve süresine göre, hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılamayacağı hususunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuklar … ve … müdafiilerinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA 30.10.2013 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.