YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/18891
KARAR NO : 2012/23760
KARAR TARİHİ : 13.11.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanıkların yokluğunda verilen 21.10.2008 tarihli hükümde yasa yoluna başvurma süresinin ne zaman başlayacağının gösterilmediği ve sanık …’in tebliğ tarihinde cezaevinde bulunduğu anlaşılmakla, temyiz istemlerinin süresinde yapıldığı kabul edilip, sanık …’ın 29.07.2011 tarihli temyiz isteminin reddine ilişkin 09.09.2011 tarih ve 615/569 sayılı ek kararın kaldırılması suretiyle yapılan temyiz incelemesinde; 04.05.2009 tarih ve 615/569 sayılı müşteki …’e yönelik eylem nedeniyle sanıklara verilen sonuç 6 ay hapis cezasının maddi hata olduğu gerekçesi ile 7 ay olarak düzeltilmesine dair ek kararın yok hükmünde olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
A- Sanıkların müşteki …’e yönelik eylemi nedeniyle haklarında kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde;
Müştekiye ait kapısı kilitli ve camları kapalı minibüsün kelebek camı sökülüp aracın içinden hırsızlığa teşebbüs eyleminin, 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b. maddesine uyan kilitlenmek suretiyle muhafaza altına alınan eşya hakkında hırsızlık suçunu oluşturduğundan, aynı Yasanın 142/1-b maddesi yerine 142/1-e maddesiyle hüküm kurulması sonuç ceza değişmediğinden ve sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK’nın 35. maddesi ile uygulama yapılırken hapis cezasının 7 ay yerine 6 ay olarak belirlenerek, sonuçta eksik cezaya hükmedilmesi, karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
5275 sayılı …’nun 108. maddesi uyarınca denetim süresini belirleme ve gerektiğinde uzatma görevi, hükmü veren Mahkemeye değil, hükümlünün infaz aşamasındaki davranışlarını da değerlendirerek koşullu salıverme ile ilgili kararı verecek olan
mahkemeye ait olduğu düşünülmeden sanık … hakkında 5237 sayılı TCK’nın 58/7. maddesi gereğince “cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına” karar verilmesiyle yetinilmesi gerekirken, denetimli serbestlik tedbirinin süresinin de belirlenmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar …, … ve …’in temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından “5275 sayılı Yasanın 108/4 maddesi gereğince cezanın infazının başlamasından sonra takdiren bu sürenin 1 yıl olarak belirlenmesine ve bu sürede koşullu salıvermeye ilişkin hükümlerin uygulanmasına, rehber uzman gönderilmesine yer olmadığına” ibarelerinin çıkarılması suretiyle, eleştiri dışında, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
B- Sanıkların müştekiler … ve …’a yönelik eylemleri nedeniyle haklarında kurulan hükümlerin temyiz incelemesine gelince;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Müştekilere ait kapısı kilitli ve camları kapalı araçların kelebek camları kırılıp aracın içinden hırsızlık eyleminin, 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b. maddesine uyan kilitlenmek suretiyle muhafaza altına alınan eşya hakkında hırsızlık suçunu oluşturduğu gözetilmeden aynı Yasanın 142/1-e maddesiyle hüküm kurulması,
2- 10.11.2007 tarihinde gece saat 03.15 sıralarında kolluğun müşteki …’ün aracından hırsızlığa teşebbüs eyleminin şüphelisi olarak yakaladığı sanık …’ın, yanındaki ve kaçan şahısların diğer sanıklar … ve … olduğunu söylemesi üzerine, bu kişilerin evlerinde yakalandığı sırada kendilerinde bulunan müşteki …’ın aracından çalınan malzemeleri polise teslim ettikten sonra, …’un …’ın aracının yerini göstermesi, …’ın çalınan databankın bulunmadığını söylemesi üzerine de databankı ve müşteki …’ye ait el çantasını attıkları yeri gösterip polisin el koymasını ve müştekilere teslimini sağlaması karşısında; henüz başvurusu bulunmayan müşteki …’a ait tüm çalınanların iadesini sağlamaları nedeniyle 5237 sayılı TCK’nın 168/1. maddesinin uygulanması gerektiği ve müşteki …’ye de kısmi iadeyi sağlamaları nedeniyle bu müştekiden 168/4 maddesi gereğince kısmi geri vermeye rızası bulunup bulunmadığı sorularak sonucuna göre sanıklar hakkında aynı Yasanın 168/1. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi zorunluluğu, gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
3- 5275 sayılı …’nun 108. maddesi uyarınca denetim süresini belirleme ve gerektiğinde uzatma görevi, hükmü veren Mahkemeye değil, hükümlünün infaz aşamasındaki davranışlarını da değerlendirerek koşullu salıverme ile ilgili kararı verecek olan mahkemeye ait olduğu düşünülmeden sanık … hakkında 5237 sayılı TCK’nın 58/7. maddesi gereğince “cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına” karar verilmesiyle yetinilmesi gerekirken, denetimli serbestlik tedbirinin süresinin de belirlenmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar …, … ve …’in temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 13.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.