YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/1893
KARAR NO : 2012/6569
KARAR TARİHİ : 21.03.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜMLÜ : … …
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
A- Hükümlü … … hakkında kurulan hükme yönelik temyiz incelemesinde;
Hükümlü … … hakkında kurulan 03.03.2004 tarih ve 2002/547-2004/215 E-K. sayılı önceki hükmün temyiz edilmeksizin kesinleştiğinin anlaşılması karşısında; ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.09.2007 günlü, 2007/125-186 sayılı kararında açıklandığı gibi, adı geçen hükümlü hakkındaki temyiz edilmeksizin kesinleşen ilk hüküm, ancak suç tarihinden sonra yürürlüğe giren yasalar yönünden uyarlama yargısının konusu olabilir ve genel yargı ile uyarlama yargısı birlikte yürütülemez.
Hükümlü hakkındaki kararın kesinleşmesinden sonra, aynı dosyada sanık olan …’a ve …’ye ilişkin ilk hükmün, adı geçen sanık ve müdafii tarafından temyiz edilmesi ve Yargıtay 7. Ceza Dairesinin Yeni Ceza Yasaları hükümleri uyarınca değerlendirme yapılması ve diğer sanık … …’ın da bozmadan faydalanması için iadesi üzerine, hakkında hüküm kesinleşmiş olan … …’ın tekrar yargılama sürecine dahil edilerek, 2. hükmün kurulduğu anlaşılmaktadır. … … hakkında kurulan bu ikinci hüküm, hukuki değerden yoksun ve yok hükmünde olduğundan, hukuken varlık kazanmayan bir kararın temyiz davasına konu edilmesi de mümkün değildir.
Bu nedenlerle, … … hakkında yeniden kurulan 2. hükme yönelik, hükümlünün konusu bulunmayan temyiz itirazının 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nun 317. maddesi uyarınca isteme uygun olarak REDDİNE, 5252 sayılı Kanun’un 9/3. maddesine göre, gereğinin taktiri yönünden, mahkemesine gönderilmesi için dosyanın incelenmeden Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE,
B- Sanık … hakkında kurulan hükme yönelik temyiz incelemesinde;
Sanığa yüklenen ve 765 sayılı TCK’nın 491/ilk-son. maddesine uyan suçun gerektirdiği cezanın türü ve üst sınırına göre; aynı Yasanın 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık kesintili zamanaşımı süresinin suç tarihi olan 08/03/2002 gününden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’ın temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nun 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak 5271 sayılı CMK’nın 223/8 maddesi gereğince sanık hakkındaki kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 21.03.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.