YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/19161
KARAR NO : 2012/23153
KARAR TARİHİ : 07.11.2012
KARAR
Nitelikli hırsızlık, mala zarar verme ve geceleyin konut dokunulmazlığının ihlal suçlarından sanık …’in, 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b, 143/1, 62/1, 151/1, 62/1, 116/4 ve 62/1. maddeleri gereğince 2 yıl 2 ay 20 gün hapis, 3 ay 10 gün hapis ve 10 ay hapis cezaları ile cezalandırılmasına, 3 ay 10 gün hapis cezasının aynı Kanun’un 51. maddesi gereğince ertelenmesine, 10 ay hapis cezası yönünden 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve sanığın 5 yıl süre ile denetim süresine tabi tutulmasına dair Fethiye 2. Asliye Ceza Mahkmesinin 22.09.2011 tarihli ve 2010/668 E, 2011/420 sayılı kararına yönelik temyiz talebinin reddine ilişkin aynı Mahkemesinin 20.01.2012 tarihli ve 2010/668 esas, 2011/420 sayılı ek kararına karşı Adalet Bakanlığının 23.07.2012 tarihli ve 2012/12234/43494 sayılı Kanun Yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyasının Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 31.07.2012 tarih ve 2012/200673 sayılı ihbarnamesiyle dairemize gönderilmekle incelendi.
MEZKUR İHBARNAMEDE;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 07.11.2006 tarihli ve 2006/6-123 esas, 2006/229 sayılı ilamı ile Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 13/07/2009 tarihli ve 2009/8068 esas, 2009/10759 sayılı ilamında da belirtildiği üzere, Anayasanın 40/2, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 34/2, 231/2, 232/6 ve 291/1-2. maddeleri uyarınca karar ve hükümlerde başvurulabilecek kanun yolu süresi, sürenin ne zaman başlayacağı, mercii, başvuru şekli ve kanun yollarına başvurulmadığı takdirde hükmün kesinleşeceğinin tereddüde yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesinin gerekmesi karşısında, sanığın yokluğundan verilen 22.09.2011 tarihli kararda kanun yoluna başvuru süre başlangıç zamanının “tebliğ ve tefhim tarihinden itibaren” şeklinde gösterilmek suretiyle tereddüde neden olunduğu ve kanun yollarına başvurulmadığı takdirde hükmün kesinleşeceğinin de gösterilmediği gibi, ayrıca kanun yolu, süresi, sürenin ne zaman başlayacağı, mercii başvuru şekli ve kanun yollarına başvurulmadığı takdirde hükmün kesinleşeceğinin açıkça gösterildiği meşruhatlı davetiye de gönderilmediği cihetle, anılan kararın bu haliyle kesinleşmemiş bulunduğu cihetle, temyiz talebinin kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesine isabet görülmediğinden, 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşılmış olmakla;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Kanun yararına bozma istemine dayanan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbar yazısı ve incelenen dosya içeriğine göre;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 17.04.2012 tarih, 2011/6-381 Esas ve 2012/157 kararına göre, sanığın yanıltılmasının söz konusu olmadığı ve mahkemenin uygulamasında da usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, yerinde görülmeyen kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, 07.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.