Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2012/1956 E. 2012/5901 K. 14.03.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/1956
KARAR NO : 2012/5901
KARAR TARİHİ : 14.03.2012

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanık hırsızlık eylemini gerçekleştirmediğini, olaydan önce nüfus cüzdanını kaybettiğini iddia etmiştir. 07.01.2001 tarihli olay yeri görgü tespit tutanağında, “ olay yerinde … adına düzenlenmiş nüfus cüzdanı, nüfus cüzdan kayıp ve değiştirme belgesi, … adına düzenlenmiş tevkif müzekkeresi” elde edildiği belirtildiğinden, dosya içinde muhafaza edilen söz konusu “… adına düzenlenmiş nüfus cüzdanı, nüfus cüzdan kayıp ve değiştirme belgesi,” üzerindeki fotoğrafların sanığa ait olup olmadığı konusunda bir teşhis işlemi yapılmadan, eksik kovuşturma ile sanığın cezalandırılmasına karar verilmesi,
Kabule göre,
1-Anayasanın 141. CMK’nun 34, 230, 289. maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının Yargıtay denetimine olanak verecek şekilde açık ve gerekçeli olması ve gerekçe bölümünde iddiaya, sanığın savunmasına yer verilip, mevcut delillerin tartışılması, değerlendirilmesi ve reddedilen veya delillendirme yönünden üstün tutulan, kabul edilen deliler ve nedenleri, delillerle sonuç arasında bağ kurulması, tüm bunların ışığında ulaşılan kanaat; sanığın suç oluşturduğu kabul edilen eylemi, bunun yasal unsurları ve nitelendirmesi, uygulanacak kanun maddesi ve CMK’nın 230. maddesinde belirtilen diğer unsurların bulunması gerektiği gözetilmeden ve bu ilkelere uyulmadan yazılı şekilde uygulama yapılması,
2-5252 sayılı Yasanın 9/3 maddesi uyarınca, sanık yararına olan hüküm önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağından, her iki Yasaya göre denetime olanak sağlayacak şekilde uygulanan Yasa maddeleriyle, verilmesi gereken cezalar ayrı ayrı tespit edilip, sonuç cezalar karşılaştırılarak lehe olan yasa belirlenip uygulama yapılması gerekirken, yazılı şekilde eksik ve denetime olanak vermeyecek biçimde uygulama yapılması,
3-Sanığın 19.03.2007 tarihli alınan son savunması ve gerekçeli kararın sanığı tebliğine dair tebligat parçasından başka bir suçtan dolayı Metris Cezaevinde tutuklu olduğu anlaşıldığından, hüküm tarihinde duruşmada bulundurularak hüküm kurulması gerekirken, sanığın yokluğunda hüküm kurulması suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 196.maddesine aykırı davranılarak savunma hakkının kısıtlanması,
4-Hırsızlık eylemi sonunda müştekinin aracının beyin olarak adlandırılan parçası çalındığından, hırsızlık eyleminin tamamlanmış olarak kabulü gerekirken, teşebbüs aşamasında kaldığından bahisle yazılı şekilde karar verilmesi,
5-Hükümden sonra 08.02.2008 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesi uyarınca ve bu maddenin 6. fıkrasına 25.07.2010 tarihinde yürürlüğe giren 6008 sayılı Yasanın 7. maddesi ile eklenen cümle de gözetilerek; hükmolunan cezanın tür ve süresine göre hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, karma uygulama yapılarak 5237 sayılı TCK’nun 7/2 ve 5252 sayılı Kanunun 9/3. maddesine muhalefet edilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, Üst Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 14.03.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.