Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2012/20453 E. 2012/25586 K. 29.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/20453
KARAR NO : 2012/25586
KARAR TARİHİ : 29.11.2012

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
I-) Sanık … hakkında kurulan hükmün incelenmesinde,
Sanığın, silinme koşulları oluşmamış önceden kasıtlı suçtan hükümlülüğü bulunması nedeniyle 5271 sayılı CMK’nun 231.maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanma olanağı bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-5237 sayılı TCK’nın 53/1.maddesinin “a,b,d,e” bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezasının infazı tamamlanıncaya kadar, 5237 sayılı TCK’nın 53/1.maddesinin “c” bendinde yazılı kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerekirken, hatalı biçimde hüküm kurulması,
2- Tekerrüre esas alınan Antalya 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 356-382 sayılı ilamında, sanık hakkında 2253 sayılı yasanın 12/2 maddesinin uygulandığının anlaşılması karşısında; 5237 sayılı TCY.nın 58/5.maddesi gözetildiğinde sanık hakkında 58. maddesinin uygulanamayacağının gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından “53/1.maddesinin uygulanmasına’’ ilişkin paragraf çıkarılarak, yerine ‘‘53/1. maddesinde belirtilen ve 53/3. maddesindeki kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri dışındaki haklardan sanığın mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar; 53/3. maddesi gözetilerek 53/1-c maddesi uyarınca kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmasına’’ paragrafının eklenmesi ve sanık hakkındaki tekerrür uygulanmasına ilişkin paragrafın çıkarılması suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, ..//.

-2-
II-) Sanık … hakkında kurulan hükmün incelenmesinde,
Uyap kaydına göre, sanığın kendisine gerekçeli kararın tebliğ edildiği tarihte cezaevinde bulunduğu, ayrıca adı geçen sanığın müdafiisi Av. … ‘nın istifasına dair dilekçesi sanığa usulüne uygun şekilde tebliğ edilmediği, bu nedenle vekalet ilişkisinin sona ermediği hususu da dikkate alınarak, Tebligat Kanunu’nun 35. maddesi uyarınca yapılan tebliğin geçersiz olduğu ve sanığın hükmü öğrenmekle kararı süresi içerisinde 25.05.2012 tarihinde temyiz ettiği kabul edilerek yapılan incelemede,
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Yapılan ihbar üzerine, dosyanın diğer sanığı …’in kaldığı evde yapılan aramada, müştekiye ait oto teybinin ele geçirilmesi, …’in savunmasında, ele geçen oto teybini açık kimliği ve adresini bilmediği …’in borcuna karşılık olarak kendisine bıraktığı yönündeki beyanı ve sanık … A..’ın suçu kabullenmeyip, suç tarihinde Ankara’da olduğunu belirten savunması karşısında, sanığın atılı suçu işlediğine ilişkin delillerin nelerden ibaret olduğunun karar yerinde gösterilip tartışılmaması suretiyle yazılı şekilde mahkumiyete karar verilmesi,
2- Kabule göre de;
a-Suça konu oto teybinin ele geçirilip iade edilmesi sebebiyle müştekinin maddi bir zararının olmadığı ve sanığın adli sicil kaydına göre sabıkasız olduğu dikkate alındığında, 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesinde yer alan ölçütlerin gereği gibi tartışılıp değerlendirilmesi gerekirken, “mağdurun zararını giderme yönünde herhangi bir eylemi olmadığı ve malların sanıkların rızası dışında iade edilmesi” şeklindeki eksik ve yasal olmayan gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
b- 5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinin “a,b,d,e” bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezasının infazı tamamlanıncaya kadar, 5237 sayılı TCK’nın 53/1.maddesinin “c” bendinde yazılı kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerekirken, hatalı biçimde yazılı olarak hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’ın temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, sanığın ceza süresi bakımından kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 29/11/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.