YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/20621
KARAR NO : 2013/28117
KARAR TARİHİ : 09.10.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, işyeri dokunulmazlığını ihlal, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
I-Suça sürüklenen … … hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükme yönelen temyizin incelenmesinde;
Hükmolunan cezanın miktar ve türüne göre; 21.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 sayılı Kanunun 3-B maddesiyle değişik 1412 sayılı CMUK’un 305/1. maddesi gereğince hüküm tarihine göre temyizi olanaklı olmadığından suça sürüklenen … … müdafiinin temyiz isteminin 5320 sayılı Yasa’nın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi gereğince tebliğnameye uygun olarak REDDİNE,
II-Suça sürüklenen çocuklar …, … ve … haklarında hırsızlık suçundan kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Suça sürüklenen … … hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükmün 5237 sayılı TCK’nın 62. maddesi uygulamasına ilişkin fıkrasında suça sürüklenen çocuğun ad ve soyadının yanılgılı yazılması, mahallinde düzeltilmesi olanaklı yazım hatası olarak kabul edilmiştir.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçların, suça sürüklenen çocuklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz nedenleri de yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Suça sürüklenen … … hakkında hükmolunan kısa süreli hapis cezası 5237 sayılı TCK’nın 50/1-c maddesi gereğince “bir meslek veya sanat edinmeyi sağlamak amacıyla gerektiğinde barınma imkanı da bulunan bir eğitim kurumuna devam etme” seçenek yaptırımına çevrilirken, seçenek yaptırımın uygulanma süresinin açıkça belirtilmesi gerektiği gözetilmeden, infazda duraksamaya neden olacak şekilde sürenin “en az 2 yıl” olarak öngörülmesi,
2-Mahkemece 5271 sayılı CMK’nın 150/2. maddesi uyarınca, baroya yazı yazılarak suça sürüklenen çocukların savunmalarını yapmak üzere zorunlu müdafii görevlendirilmesi nedeniyle, müdafiilere ödenen avukatlık ücretlerinin, dosyadaki bilgilerden düzenli mali gelirleri bulunmadığı anlaşılan suça sürüklenen çocuklara yargılama gideri olarak yükletilmesine karar verilmesi suretiyle Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6/3-c maddesindeki düzenlemeye aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuklar …, … ve … müdafiilerinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedenleri yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasa’nın 8/1. maddesi aracılığıyla, 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hükümden ‘‘zorunlu müdafii giderlerinin suça sürüklenen çocuklardan tahsiline’’ ilişkin bölüm ile suça sürüklenen … … hakkında hükmolunan kısa süreli hapis cezasının 5237 sayılı TCK’nın 50/1-c maddesinde öngörülen seçenek tedbire çevrilmesine ilişkin hüküm fıkrasında yer alan “en az” ifadesi çıkarılmak suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
III-Suça sürüklenen çocuklar … ve … haklarında işyeri dokunulmazlığının ihlali suçundan kurulan hükümlerin incelenmesine gelince;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçların, suça sürüklenen çocuklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz nedenleri de yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-İşyeri dokunulmazlığının ihlali suçu yönünden katılanın giderilebilir bir maddi zararının bulunmadığı gözetilmeden, adli sicil kayıtlarında kasıtlı suçtan hükümlülükleri bulunmayan suça sürüklenen çocuklar hakkında, “suçtan doğan zararın giderilmediği” şeklindeki yerinde olmayan gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Kabule göre de;
2-Suça sürüklenen … … hakkında işyeri dokunulmazlığının ihlali suçundan kurulan hükümde, 5237 sayılı TCK’nın 119/1-c maddesi uygulaması sonucu bulunan “2 yıl” hapis cezası üzerinden, aynı Yasa’nın 31/3. maddesi uyarınca 1/3 oranında indirim yapılması sonucu “1 yıl 4 ay” yerine “1 yıl 6 ay” hapis cezası bulunarak sanık hakkında neticeten “1 yıl 1 ay 10 gün” yerine “1 yıl 3 ay” hapis cezasına hükmedilmesi suretiyle fazla ceza tayini,
3-Suça sürüklenen … … hakkında hükmolunan kısa süreli hapis cezası 5237 sayılı TCK’nın 50/1-c maddesi gereğince “bir meslek veya sanat edinmeyi sağlamak amacıyla gerektiğinde barınma imkanı da bulunan bir eğitim kurumuna devam etme” seçenek yaptırımına çevrilirken, seçenek yaptırımın uygulanma süresinin açıkça belirtilmesi gerektiği gözetilmeden, infazda duraksamaya neden olacak şekilde sürenin “en az 2 yıl” olarak öngörülmesi,
4-Mahkemece 5271 sayılı CMK’nın 150/2. maddesi uyarınca, baroya yazı yazılarak suça sürüklenen çocukların savunmalarını yapmak üzere zorunlu müdafii görevlendirilmesi nedeniyle, müdafiilere ödenen avukatlık ücretlerinin, dosyadaki bilgilerden düzenli mali gelirleri bulunmadığı anlaşılan suça sürüklenen çocuklara yargılama gideri olarak yükletilmesine karar verilmesi suretiyle Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6/3-c maddesindeki düzenlemeye aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuklar … ve … müdafiilerinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 09.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.