Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2012/21729 E. 2013/31389 K. 04.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/21729
KARAR NO : 2013/31389
KARAR TARİHİ : 04.11.2013

MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, işyeri dokunulmazlığını ihlal, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
I- Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre sanık … müdafiinin temyiz itirazı yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA,
II- Sanık hakkında işyeri dokunulmazlığını ihlal ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlerin temyiz incelemesine gelince;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçların sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Sanığın savunmasında adları geçen, atılı suçu birlikte işlediklerini ifade ettiği yaşları büyük … … ve … … hakkında aynı olay nedeniyle açılan … 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2009/143 esas sayılı dosyasında görülmekte olan kamu davasının sonucuna göre işyeri dokunulmazlığını bozma suçunun birden fazla kişi tarafından birlikte gerçekleştirilip gerçekleştirilmediğine karar verilerek, birlikte gerçekleştirmediklerinin tespiti halinde, CMK’nın 253. ve 254. maddeleri uyarınca işyeri dokunulmazlığını ihlal suçu yönünden sanık hakkında uzlaşma hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı hususunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması;
2- Mala zarar verme ve kabule göre gündüzleyin işyeri dokunulmazlığını ihlal suçlarının yasal tanımında hapis cezası ile adli para cezasının seçenek olarak öngörüldüğü, mahkemece suç tarihinde 18 yaşını bitirmediği ve sabıkasız olduğu anlaşılan sanık hakkında hükmedilen kısa süreli hapis cezalarının TCK 50/2. maddesi gereğince adli para cezasına çevrilemeyeceği ancak TCK 50/3. maddesi gereğince TCK’nın 50/1. maddesinde ön görülen adli para cezası dışındaki diğer seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi zorunluluğunun gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, sanığın ceza süresi yönünde kazanılmış hakkının korunmasına, 04.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.