Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2012/22400 E. 2013/31990 K. 06.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/22400
KARAR NO : 2013/31990
KARAR TARİHİ : 06.11.2013

MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Suça sürüklenen çocuklar hakkında mala zarar verme suçundan açılan dava ile ilgili her zaman karar verilmesi mümkün görüldüğünden bozma nedeni yapılmamıştır.
Kovuşturmada suça sürüklenen çocuklar suçu işlemediklerini, müşteki de suça sürüklenenen çocukların suçu işleğini görmediğini beyan etmesine rağmen, suça sürüklenen çocuklar sorgu beyanlarında karşılıklı suçu birbirlerinin işlediklerini savundukları ve suça sürüklenen çocuklardan …, mahalleden tanıdığı …’nin, bir şahsın cüzdanını alıp kaçtığını, …’ı önceden tanıdığı için ne olduğunu anlamak için peşinden koştuğunu, …’ın kaçtığını, polislerin de gelip kendisini yakaladığını, hırsızlık yapanın … olduğunu, suça sürüklenen … da, … ile kavgalı olduğunu, …’in kendisinin hırsızlık yaptığını söylediğini, oysa ki hırsızlığı …’in işlediğini savundukları, müşteki …’de kollukta, her iki şüphelinin suçu işlediğini beyan eder şekilde, bankta otururken mahalleden tanıdığı … ve yakalandığında kendisini teşhis edip adını … olarak öğrendiği çocuğun, bankta otururken kendisini dikizlediklerini, sızdığı bir sırada da pantolonundan hafifce cüzdanının çekildiğini hissettiğini, baktığında suça sürüklenen çocukların kaçtığını gördüğünü, akabinde de olay yerine gelen polislere suça sürüklenen çocukları gösterip cüzdanını çaldıklarını söyleyip polislerin de kovalamaca sonucu …’ı yakaladıklarını beyan ettiği, 10.08.2009 tarihli tutanakta da bir bisikletli şahsın gelerek parkta yatan bir şahsın cebini 16-17 yaşlarında iki şahsın karıştırdıklarını söylemesi ve olay yerine süratle intikal edilmesi üzerine de kaçmakta olan …’ın kovalamaca sonucu yakandığı ve polisce tanınan diğer çocuk …’ın da kaçtığının belirtilmesi karşısında, atılı suçun suça sürüklenen çocukların işledikleri şüpheye yer vermeyecek şekilde ortaya çıktığı gözetilerek, tebliğnamedeki bozma isteyen (2) ve (3) nolu görüşlere iştirak edilmemiş, yine suçun geceleyin işlenmesine rağmen CK.nın 143. maddesinin uygulanmaması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun suça sürüklenen çocuklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Posta gideri olarak yapılan toplan 10 TL yargılama giderinin, CMK.nın 324/4 maddesi uyarınca 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usülü Hakkında Kanunun 106. maddesindeki terkin edilmesi gereken tutardan az olduğunun anlaşıldığı halde hazineye irat kaydına hükmedilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk … müdafii ve O yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye kısmen uygun olarak BOZULMASINA, bozma sebebi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından “Posta gideri olarak yapılan toplam 10,00 TL yapgılama giderinin sanıktan tahsili ile hazineye gelir kaydına” ilişkin bölüm çıkarılarak diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 06.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.