Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2012/22437 E. 2013/35082 K. 20.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/22437
KARAR NO : 2013/35082
KARAR TARİHİ : 20.11.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanıklar hakkında mağdur adedince birden fazla kişiyle işyeri dokunulmazlığını ihlal ve mala zarar verme suçlarından zamanaşımı içerisinde işlem yapılması olanaklı kabul edilmiştir.
A-Sanık … hakkında kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde;
Sanık …’nin yanındaki çuvalda mağdur …’in işyerinden çalınan malzemeler olduğu halde ve diğer sanık …’in idaresindeki kamyonetin kasasında mağdurlar … ve …’ın işyerlerinden çalınan malzemelerin bulunduğu çuvallar ile birlikte ihbar üzerine suç yerindeki sokağa gelen kollukça yakalandıklarının anlaşılması karşısında, hırsızlık eylemlerinin tamamlandığının gözetilmemesi; mahkemece mağdurlara yönelik hırsızlık eylemlerinin teşebbüste kaldığı kabul edildiği halde tamamlanmış suçlarda koşulları varsa uygulanabilen TCK’nın 168/1 maddesinde tanımlanan etkin pişmanlık hükümlerinin sanık hakkında uygulanması ve tekerrüre esas hükümlülüğü bulunan sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 58. maddesinin uygulanmaması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçların sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak,
1-Özgürlüğü bağlayıcı ceza ile hükümlülüğüne karar verilen sanık hakkında 5237 sayılı TCK.’nın 53/1 maddesinde sayılan haklardan hangilerini kullanmaktan ne kadar süreyle yoksun bırakıldığının karar yerinde gösterilmemesi,
2-5271 sayılı CMK’nın 326/2. maddesi uyarınca birlikte işlenmiş suç nedeniyle mahkum edilmiş olan sanıkların sebebiyet verdikleri yargılama giderlerinden ayrı ayrı sorumlu tutulmaları gerektiğinin düşünülmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedenleri yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından TCK’nın 53. maddenin uygulanmasına ilişkin bölümün çıkarılarak, yerine ” 53/1. maddesinde belirtilen ve 53/3. maddesindeki kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri dışındaki haklardan sanığın mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar; 53/3. maddesi gözetilerek 53/1-c maddesi uyarınca kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmasına” cümlesinin eklenmesi ve yine hüküm fıkrasından yargılama

../.
2
giderlerinin müteselsilen alınmasına ilişkin bölümün çıkarılarak, yerine ”sanıkların sebebiyet verdikleri yargılama giderlerinden ayrı ayrı sorumlu tutulmalarına” cümlesinin eklenmesi suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
B-Sanık … hakkında kurulan hükümlerin temyiz incelemesine gelince;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçların sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak,
1- Sanık …’nin yanındaki çuvalda mağdur …’in işyerinden çalınan malzemeler olduğu halde ve diğer sanık …’in idaresindeki kamyonetin kasasında mağdurlar … ve …’ın işyerlerinden çalınan malzemelerin bulunduğu çuvallar ile birlikte ihbar üzerine suç yerindeki sokağa gelen kollukça yakalandıklarının anlaşılması karşısında, hırsızlık eylemlerinin tamamlandığının gözetilmemesi,
2- Sanığın hırsızlık eylemlerine doğrudan doğruya katıldığı ve hakkında TCK’nın 37. maddesinin uygulanması yerine yardım eden kabulüyle aynı yasanın 39/1. maddesiyle uygulama yapılması,
3-Kabul ve uygulamaya göre;
a-Özgürlüğü bağlayıcı ceza ile hükümlülüğüne karar verilen sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 53/1 maddesinde sayılan haklardan hangilerini kullanmaktan ne kadar süreyle yoksun bırakıldığının karar yerinde gösterilmemesi,
b-5271 sayılı CMK’nın 326/2. maddesi uyarınca birlikte işlenmiş suç nedeniyle mahkum edilmiş olan sanıkların sebebiyet verdikleri yargılama giderlerinden ayrı ayrı sorumlu tutulmaları gerektiğinin düşünülmemesi,
c-Suç tarihi itibarıyle sabıkasız olan sanık hakkında belirlenen cezaların 2 yıldan az hapis cezası olması karşısında; hüküm tarihinden sonra yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesi uyarınca ve bu maddenin 6. fıkrasına 25.07.2010 tarihinde yürürlüğe giren 6008 sayılı Yasanın 7. maddesiyle eklenenen cümle de gözetilerek, hükmolunan cezaların tür ve süresine göre, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılamayacağı hususunun değerlendirilmesi zorunluluğu,
d-Sanığın teşebbüs aşamasında kaldığı kabul edilen mağdurlara yönelik hırsızlık eylemleri nedeniyle, TCK’nın 168/1 maddesinde tanımlanan ve tamamlanmış suçlarda koşulları varsa uygulanabilen etkin pişmanlık hükümlerinin sanık hakkında uygulanamayacağının gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin ve O yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 20.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.