YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/2302
KARAR NO : 2012/10087
KARAR TARİHİ : 16.04.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Sürü veya açık yerlerde bulunan hayvan hakkında hırsızlık, bina ve eklentileri içinde muhafaza altına alınmış olan eşya hakkında hırsızlık, suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanıklar …, … ve …’in mağdurlar …, …, …, … ve …’ın binalarının eklentileri niteliğinde bulunan yerlerden gerçekleştirdikleri eylemlerinin aynı zamanda konut dokunulmazlığını ihlal suçlarını oluşturduğunun anlaşılması karşısında; sanıklar hakkında zamanaşımı süresi içinde işlem yapılması mümkün görülmüştür.
A-Sanık … hakkında mağdurlar …, …, …, … ve katılan …’e karşı işlediği hırsızlık suçlarından kurulan hükümler, sanık … hakkında kurulan hükümler, sanık … hakkında kurulan hükümler ile sanık … hakkında mağdurlar …, … ile … ve …’e karşı işlediği hırsızlık malını satın almak suçlarından kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde;
Sanık …’in mağdurlar … ve …’a karşı işlediği hırsızlık suçları ile sanık …’in mağdur …’a karşı işlediği hırsızlık suçunda, sanıkların zararın sanık … tarafından giderildiği, sanıkların mağdurların zararlarını etkin pişmanlık göstererek gidermeye yönelik iradelerinin olmadığının anlaşılması karşısında, haklarında 5237 sayılı TCK’nın 168/2. maddesinin uygulanmayacağına ilişkin mahkeme kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden ve sanık … hakkında mağdurlar …, … ile … ve …’e karşı işlediği hırsızlık malını satın almak suçlarında, mağdurlara karşı işlenen suçlara ilişkin suç tarihlerinin farklı ve sanığın kastının yenilenmesi için yeterli aralıklarda olduğu, suça konu hayvanların çalınması sonrası sanık …’e götürülerek ayrı ayrı teslim edilmesi nedeni ile farklı mağdurlara ait olduğunun sanık tarafından öngörülmesi gerektiği, bu itibarla bu suçlara ilişkin sanıkta ayrı ayrı suç işleme kararının bulunduğu anlaşılmakla, mahkeme tarafından mağdur sayısınca hüküm kurulmasında bir isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamedeki bozma isteyen düşüncelere iştirak edilmemiştir.
Tekerrüre esas hükümlülüğü bulunan sanık … hakkında 5237 sayılı TCK’nın 58. maddesinin uygulanmaması karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre sanıklar …, … ve müdafıileri ile sanık … ve … müdafiilerinin temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, eleştiri dışında usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin tebliğname gibi ONANMASINA,
B-Samk … hakkında katılan … ve mağdurlar … ile …’e karşı işlediği hırsızlık suçları ile sanık … hakkında mağdurlar …, … ve …’a yönelik hırsızlık malını satın almak suçlarından kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçların sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanık …’ın 30/11/2010 tarihli celsede mağdurların zararlarını gidereceğini bildirdiği, bu tarihten sonra bir kısım mağdurların zararlarını giderdiği ve katılan …’ın zararını gidermek istediğini ancak katılanın anlaşmaya yanaşmadığını yine mağdurlar … ve …’e ulaşamadığını bildirdiğinin anlaşılması karşısında; katılan … ile mağdurlar … ve …’in uğradığı zararlarının mahkeme tarafından tespit edilerek, katılan ve mağdurlara ödenmek üzere mahkemece uygun görülen yere tevdi edilmesi için sanık …’a makul bir süre verilerek, sonucuna göre 5237 sayılı TCK’nın 168/2. maddesinin değerlendirilmesi gerekirken, iadenin gerçekleşmediğinin kabulü ile yazılı şekilde uygulama yapılması,
2-Sanık …’in hırsızlık malını bilerek satın almak suçuna konu küçükbaş hayvanları, sanıklar … ve …’den tek suç işleme kararın icrası kapsamında, hangi aralıkla alındığı açıkça tespit edilemediği için tek kasıt altında, mağdurların ayrı kişiler olduğunu bilmeksizin, birden fazla kere satın almak suretiyle 5237 sayılı TCK’nın 43. maddesi uyarınca zincirleme olarak işlediği halde, satın alma sayısınca suç oluştuğu kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
3-Tekerrüre esas hükümlülüğü bulunan sanık … hakkında 5237 sayılı TCK’nın 58. maddesinin uygulanmaması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar … ve … müdafiilerinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenlerle kısmen tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, ceza süresi bakımından 5320 sayılı Yasanın 8/l. maddesi yollamasıyla 1412 Sayılı CMUK’nun 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkının gözetilmesine, 16/04/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.