YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/2364
KARAR NO : 2013/15828
KARAR TARİHİ : 27.05.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
5237 sayılı TCK’nın 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCK’nın 493/1-son, 61, 522 (pek hafif) maddelerindeki suçun öğelerinin farklı olduğu, sanıkların eylemlerinin 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b, 143, 35 maddesindeki geceleyin kilitlenmek suretiyle muhafaza altına alınan eşya hakkında hırsızlık suçuna teşebbüs suçu yanı sıra aynı Yasanın 151/1. maddesindeki mala zarar vermek suçunu da oluşturmasına karşın, sanıkların kastının hırsızlık olup henüz işyerine girmedikleri gözetildiğinde işyeri dokunulmazlığını ihlal suçunun oluşmadığı ve sanık … yönünden eylemi hakkında aynı Yasanın 31/3 maddesinin 5377 sayılı Yasayla yapılan değişiklikten önceki kazanılmış hak teşkil eden 1/2 oranına göre uygulama yapılması da gözetilip, sanık … hakkında hırsızlık ve mala zarar verme suçları ile sanıklar … ve … için mala zarar verme suçu yönünden uzlaşma müessesesini düzenleyen 5395 sayılı Yasanın 24. ve CMK’nın 253-254. maddeleri gereğince uygulama yapılıp sonucuna göre, her iki Yasaya göre denetime imkan sağlayacak şekilde uygulanan Yasa maddeleriyle, verilmesi gereken cezalar ayrı ayrı tespit edilip, sonuç cezaların karşılaştırılması suretiyle lehe olan Yasanın belirlenip uygulama yapılması gerekirken, yazılı şekilde eksik biçimde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
18 yaşından küçük olan sanık … hakkında lehe yasanın belirlenmesi sırasında, hükmedilen kısa süreli hapis cezalarının 647 sayılı Yasanın 4/2. maddesinde öngörülen adli para cezası yada tedbirlerden birine yada 5237 sayılı TCK’nın 50/1. maddesinde ön görülen adli para cezasına veya yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi zorunluluğunun gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar …, … ve … müdafiilerinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 27/05/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.