YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/25447
KARAR NO : 2013/23821
KARAR TARİHİ : 11.09.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, mala zarar verme, konut dokunulmazlığını bozma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanık … hakkında TCK’nın 206. maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış bulunduğundan bu hususta zamanaşımı süresi içinde mahallinde bir karar verilmesinin, yine sanık … hakkında da “başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması” suçundan zamanaşımı süresi içinde işlem yapılmasının mümkün olduğu düşünülmüştür.
Dairemizce de benimsenen ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.01.2013 tarih ve 2012/1142 esas 2013/ 17 karar sayılı içtihadında da belirtildiği üzere, TCK’nın 119. maddesi kapsamında nitelikli konut dokunulmazlığını bozma suçu, CMK’nın 253/1. fıkrası “b” bendi 3. nolu alt bendi kapsamı dışında bulunduğundan; uzlaşma hükümlerinin uygulanmamasında bir isabetsizlik bulunmadığından tebliğnamedeki (1) nolu bozma düşüncesine,
Dosyada bulunan adli sicil kaydına göre birden fazla tekerrüre esas olabilecek hükümlülüğü bulunan sanık … hakkında TCK’nın 58. maddesi uyarınca uygulama yapılırken sanığın en ağır ceza içeren ilamı yerine daha az ceza içeren ilamının tekerrüre esas alınması CMUK’un 326/son maddesi gereğince aleyhe hüküm kurulamayacağından ve karşı temyiz de olmadığından tebliğnamedeki (5) nolu bozma düşüncesine,
TCK’nın 58. maddesinin uygulanması, aynı zamanda cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirini de kapsayacağından tebliğnamedeki (7) nolu bozma düşüncesine,
Dairemizce de benimsenen ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.03.2013 günlü, 2012/6-1232 esas ve 2013/106 karar sayılı içtihadında da belirtildiği üzere, çalınan malın 3. kişiye satılması halinde; 5237 sayılı TCK’nın 168. maddesinin uygulanabilmesi için hırsızlık suçunun failinin, sattığı yeri veya kişiyi söyleyerek çalınan malın, hırsızlık suçunun mağduruna iadesini sağlamasının yetmeyeceği, failin bizzat pişmanlık göstererek, satın alan iyiniyetli ise; sattığı yeri veya kişiyi söyleyerek çalınan malın hırsızlık suçunun mağduruna iadesini sağlaması yanında aynen geri verme veya tazmin suretiyle satın alanın zararını da gidermesi, kötü niyetliyse; satın alandan elde ettiği para veya sağladığı menfaati, kazanç müsaderesine konu edilmek üzere soruşturma makamlarına teslim etmesinin gerektiği, suça konu bir kısım eşyaları satın alan ve ayrı soruşturma yürütülen … … hakkında TCK’nın 165. maddesi gereğince işlem yapıldığının anlaşılması karşısında; suça konu eşyanın değerinin kazanç müsaderesine konu edilmek üzere soruşturma makamlarına teslim edilmesinin gerektiği, dosya kapsamından bu şekilde bir teslimin yapılmadığının anlaşılması karşısında; tebliğnamedeki (8) nolu bozma düşüncesine,
Sanıkların müştekiler … ve …’ya yönelik hırsızlık eylemleri nedeniyle TCK’nın 35. maddesi gereğince yapılan uygulama sırasında, ½ oranında indirim yapıldığı belirtilmesine rağmen ¾ oranında indirim yapılması, CMUK’un 326/son maddesi gereğince kazanılmış hak gereği önceki hükümdeki ceza sanık aleyhine olarak değişemeyeceğinden ve yapılacak düzeltme de sonuç cezayı etkilemeyeceğinden tebliğnamedeki (9) nolu bozma düşüncesine,
İştirak edilmemiştir.
A-Sanık … hakkında tüm müştekilere yönelik hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre sanık …’in temyiz itirazı yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, yukarıdaki eleştiriler dışında usul ve kanuna uygun bulunan hükmün tebliğnameye aykırı olarak ONANMASINA,
B-Sanık … hakkında tüm müştekilere yönelik hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Dosyada bulunan adli sicil kaydına göre suç tarihi itibariyle hükümlülüğü bulunmayan sanık hakkında yasal uygulanma koşulları bulunmadığı halde TCK’nın 58. maddesi uyarınca uygulama yapılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’in temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından “TCK’nın 58. maddesinin uygulanmasına” ilişkin bölümün çıkarılması suretiyle yukarıdaki eleştiriler dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
C-Sanıklar … ve … hakkında tüm müştekilere yönelik konut dokunulmazlığını bozma suçundan kurulan hükümlerin temyiz incelemesine gelince;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Yüklenen suçların gece işlendiğine dair -iddia da dahil- herhangi bir delil bulunmadığı gözetilmeden sanıklar hakkında TCK’nın 116/1. maddesi yerine yazılı şekilde TCK’nın 116/4. maddesi uyarınca uygulama yapılması,
2-Suçların birden fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi karşısında, TCK’nın 119/1-c. maddesi uyarınca uygulama yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
3-Dosyada bulunan adli sicil kaydına göre suç tarihi itibariyle hükümlülüğü bulunmayan sanık … hakkında yasal uygulanma koşulları bulunmadığı halde TCK’nın 58. maddesi uyarınca işlem yapılması,
Kabule görede TCK’nun 116/1. madde ve fıkrasından dava açıldığı halde CMK’nun 226. maddesi uyarınca sanıklara ek savunma hakkı tanınmadan TCK’nun 116/4 madde ve fıkrası uyarınca uygulama yapılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar … ve …’in temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye kısmen uygun olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesi uyarınca sanıkların ceza süresi yönünden kazanılmış haklarının korunmasına, 11.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.