YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/25539
KARAR NO : 2013/39362
KARAR TARİHİ : 12.12.2013
MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
SUÇ : Kilitlenmek suretiyle muhafaza altına alınan eşya hakkında hırsızlık, konut dokunulmazlığını bozmak, mala zarar vermek
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
I-Sanık …’e yüklenen hırsızlık suçu bakımından yapılan incelemede;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun 11/1. maddesi gereğince aynı Kanunun 5. maddesinde öngörülen koruyucu ve destekleyici tedbirlerin suça sürüklenen ve ceza sorumluluğu olmayan çocuklar bakımından uygulanabileceği gözetilmeden; somut olayda ceza sorumluluğu olan ve hakkında mahkumiyet kararı verilen sanık … hakkında da 5395 sayılı kanunun 5/1-(a),(b) maddesi gereğince danışmanlık ve eğitim tedbirlerinin uygulanmasına hükmolunması;
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hükümden “sanık … hakkında danışmanlık ve eğitim tedbirlerinin uygulanmasına’’ ilişkin bölümlerin çıkarılması suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA;
II-Sanık …’e yüklenen iş yeri dokunulmazlığını ihlal ve mala zarar verme suçları bakımından yapılan incelemede;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçların sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-5237 sayılı TCK’nın 50/3. maddesine aykırı olarak, suç tarihinde 18 yaşından küçük olup sabıkası bulunmayan sanık hakkında mala zarar verme ve iş yeri dokunulmazlığını ihlal suçları nedeniyle hükmolunan kısa süreli hapis cezalarının aynı yasanın 50/1. maddesi uyarınca adli para cezası ya da seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesinde zorunluluk bulunduğunun gözetilmemesi;
2-Sanığın suç tarihinde kayden sabıkasız olduğu; konut dokunulmazlığını ihlal suçunda, suçun niteliği gereği giderilmesi gerekli somut (maddi) bir zararın bulunmadığı; 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesinin 6. fıkrasının (b) bendinde yer alan ölçütün değerlendirilmesi suretiyle, sanığın tekrar suç işlemeyeceği yönünde olumlu kanaate ulaşılarak tayin edilen cezanın ertelendiği; erteleme müessesesinden daha lehe olduğunda kuşku bulunmayan hükmün açıklanmasının geri bırakılması koşullarının da anılan nedenlerle oluştuğu gözetilmeden hatalı bir şekilde zararın giderilmediği gerekçe gösterilerek konut dokunulmazlığını ihlal suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi;
3-5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun 11/1. maddesi gereğince aynı Kanunun 5. maddesinde öngörülen koruyucu ve destekleyici tedbirlerin suça sürüklenen ve ceza sorumluluğu olmayan çocuklar bakımından uygulanabileceği gözetilmeden; somut olayda ceza sorumluluğu olan ve hakkında mahkumiyet kararı verilen sanık … hakkında da 5395 sayılı kanunun 5/1-(a),(b) maddesi gereğince danışmanlık ve eğitim tedbirlerinin uygulanmasına hükmolunması;
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 12/12/2013 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.