Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2012/26 E. 2013/7955 K. 25.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/26
KARAR NO : 2013/7955
KARAR TARİHİ : 25.03.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, mala zarar verme, işyeri dokunulmazlığını ihlal
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
I-Sanıklar …, … ve … hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde;
5237 sayılı TCK’nın 50/5. maddesinde öngörülen düzenlemeye göre, hükmolunan cezanın türü ve miktarına göre, 1412 sayılı CMUK’un 5219 sayılı Kanun ile değişik 305/1 maddesi gereğince hükmün temyizi olanaklı bulunmadığından, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi gereğince sanıklar …, … ve … müdafiilerinin temyiz taleblerinin tebliğnameye uygun olarak REDDİNE,
II- Sanıklar …, … ve … hakkında hırsızlığa teşebbüs ve işyeri dokunulmazlığının ihlali suçlarından kurulan hükümlerin temyiz incelemesine gelince;
Sanık … hakkında 10.04.2008 tarihli iddianame ile TCK’nın 116/1. Maddesi uyarınca cezalandırılması için kamu davası açılıp, davanın Mersin 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.06.2008 tarih ve 2008/375 Esas, 2008/646 sayılı kararı ile birleştirildiği ve ayrıca TCK’nın 116/2 ve 119/1-c maddelerinden sanığa ek savunma verilerek hüküm kurulduğunun anlaşılması; yine sanıklar … ve … hakkında 22.09.2006 tarihli iddianame ile TCK’nın 116/2. maddesi uyarınca cezalandırılmaları için kamu davası açılıp, davanın Mersin 1.Çocuk Mahkemesinin 24.01.2008 tarih ve 2007/990 Esas, 2008/17 sayılı kararı ile birleştirildiği ve ayrıca TCK’nın 119/1-c. maddesinden sanıklara ek savunma verilerek hüküm kurulduğunun anlaşılması karşısında; tebliğnamedeki (a) bendindeki bozma isteyen düşünce benimsenmemiştir.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçların sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanıklar … ve …’nın, suç tarihinde 15-18 yaş grubunda olduğu gözetilmeyerek, işyeri dokunulmazlığının ihlali suçundan hüküm kurulurken haklarında 5237 sayılı TCK’nın 31/3. maddesi ile uygulama yapılmaması,
2- Sanıkların, suç tarihinde 18 yaşını tamamlamamış olması ve daha önce hapis cezasına mahkum edilmediğinin anlaşılması karşısında; 5237 sayılı TCK’nın 50/3. maddesi gereğince, hırsızlığa teşebbüs suçundan hükmedilen kısa süreli hapis cezasının aynı Kanunun 50/1. maddesinde öngörülen seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesinde zorunluluk bulunduğunun gözetilmemesi,
3-Suç tarihinde 18 yaşını tamamlamamış ve daha önce hapis cezasına mahkum edilmeyen sanıklar hakkında hapis cezası ve adli para cezasının seçenek yaptırım olarak öngörüldüğü işyeri dokunulmazlığının ihlali suçundan hapis cezasına hükmedildiğinin anlaşılması karşısında; 5237 sayılı TCK’nın 50/2. maddesi gözetilerek, hükmedilen kısa süreli hapis cezasının aynı Kanunun 50/1. maddesinde öngörülen diğer seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesinde zorunluluk bulunduğunun gözetilmemesi,
4-Suç tarihinde kasıtlı suçtan hükümlülüğü bulunmayan sanıklar …, … ve … hakkında, 08.02.2008 tarih ve 26781 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunun 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesi uyarınca ve bu maddenin 6. fıkrasına 25.07.2010 tarihinde yürürlüğe giren 6008 sayılı Kanunun 7. maddesi ile eklenen cümle de gözetilerek; hırsızlığa teşebbüs ve işyeri dokunulmazlığının ihlali suçlarından müştekinin zararının bulunmadığı da değerlendirilip denetim olanağı verecek biçimde karar yerinde tartışılarak, anılan Kanun maddesinin uygulanıp uygulanmayacağına karar verilmesi gerekirken, “zararın giderilmediği” biçiminde yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile CMK’nın 231. maddesinin uygulanmamasına hükmedilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar …, … ve … müdafiilerinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 25.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.