Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2012/26950 E. 2013/40380 K. 19.12.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/26950
KARAR NO : 2013/40380
KARAR TARİHİ : 19.12.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
I-Sanıklar hakkında mala zarar vermek suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-5237 sayılı TCK.nun 53/1. maddesinin (c) fıkrasındaki, kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yoksunluğun koşullu salıverme tarihine kadar süreceğinin gözetilmemesi suretiyle aynı maddenin üçüncü fıkrasına aykırı davranılması,
2-Birlikte suç işleyen sanıklar hakkında ortak yapılan yargılama giderlerinin payları oranında, sebebiyet verdikleri yargılama giderlerinden ise ayrı ayrı alınmasına karar verilmesi gerekirken, eşit tahsiline karar verilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 326/2. maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar … ve … müdafileri ile sanık …’un temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından ‘‘TCK’nun 53/1. maddesinin uygulanmasına’’ ilişkin bölüm çıkarılarak, yerine ‘‘53/1. maddesinde belirtilen ve 53/3. maddesindeki kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri dışındaki haklardan sanığın mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar; 53/3. maddesi gözetilerek 53/1-c maddesi uyarınca kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmasına’’ tümcesinin eklenmesi, yine yargılama giderlerine ilişkin bölüm çıkarılarak yerine “birlikte suç işleyen sanıklar hakkında ortak yapılan yargılama giderlerinin payları oranında, sebebiyet verdikleri yargılama giderlerinden ise ayrı ayrı alınmasına” cümlelerinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II-Sanıklar hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Tanık olarak dinlenen …’ın sanıkları 05:00 sıralarında hırsızlık yaparken gördüğünü belirtmesi ve sanıklarında suçlamayı kabul etmemesi ve şüpheden sanık yararlanır ilkesi karşısında suç tarihinde güneşin doğuş saatinin 06:02 olması ve gece vaktinin de 05:02 de bitmesi göz önüne alındığında sanıklar hakkında TCK’nun 143.maddesinin uygulanmaması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi,
2-Mala zarar verme suçundan takdiri indirime ilişkin TCK’nun 62. maddesi uygulandığı halde aynı gerekçelere dayanarak hırsızlık suçunda söz konusu hükmün uygulanmaması suretiyle hükümde çelişkiye düşülmesi,
3-5237 sayılı TCK’nun 53/1. maddesinin (c) fıkrasındaki, kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yoksunluğun koşullu salıverme tarihine kadar süreceğinin gözetilmemesi suretiyle aynı maddenin üçüncü fıkrasına aykırı davranılması,
4-Birlikte suç işleyen sanıklar hakkında ortak yapılan yargılama giderlerinin payları oranında, sebebiyet verdikleri yargılama giderlerinden ise ayrı ayrı alınmasına karar verilmesi gerekirken, eşit tahsiline karar verilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 326/2. maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar … ve … müdafiileri ile sanık …’un temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 19/12/2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.