Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2012/4370 E. 2012/23992 K. 15.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/4370
KARAR NO : 2012/23992
KARAR TARİHİ : 15.11.2012

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, işyeri dokunulmazlığını ihlal
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Kendisine zorunlu müdafii atandığından sanığın haberdar edilmediği durumlarda, zorunlu müdafiye yapılan tefhim veya tebliğ kendisine bağlanan hukuki sonuçları doğurmaz. İnceleme konusu somut olaya gelince; sanık … hakkında … 8. Asliye Ceza Mahkemesi’nce tensip kararıyla sanıktan habersiz müdafii atandığı ve yine sanığın savunmasının, müdafiisi bulunmadan 30.07.2009 tarihli yakalama sonrası açılan celsede … 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nce alındığı ve hükmün tarafların yokluğunda verildiği, sanık müdafiinin de kendisine 08.03.2010 tarihinde tebliğ edilen kararı temyiz etmediği ve kararın Mahkemesi’nce 16.03.2010 tarihinde kesinleştirildiği anlaşılmakla, yapılan bu tebliğ kendisine zorunlu müdafii atandığından haberdar edilmeyen adı geçen sanık açısından hukuksal sonuç ifade etmediği gibi, kararın sanığa tebliğine ilişkin belgeye de dosya içerisinde rastlanmadığının anlaşılması karşısında; sanığın 7 günlük temyiz süresinden sonra verdiği 07.12.2010 tarihli temyiz talebinin süresinde olduğu kabul edilmekle yapılan incelemede;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Dosya içinde bulunan 08.09.2006 tarihli 2006/362 esas ve 2006/734 sayılı karar ve eki evrak içeriğinden sanığın, 07.12.2005 tarihinde şikayetçi …’in iş yerine camını kırmak suretiyle girerek 500,00TL parasını çaldıktan sonra olay yerinden ele geçirilen kırık cam parçalarının incelenmesinde sanığın sol el baş parmak izinin tespit edildiği ve yapılan yargılamada sanık hakkında hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığını bozma suçlarından mahkumiyet hükmü kurulduğu ve bu hükmün sanık ve müdafiinin yüzüne karşı verilerek kesinleştirilip infaza verildiği, 29.12.2005 günü sanığın aynı suç işleme kastı ile aynı yakınana yönelik 22 gün sonra, birinci suç hakkında düzenlenen 06.03.2006 tarihli iddianameden önce, ikinci kez hırsızlık suçunu işleyerek bu sefer 50,00-60,00TL bozuk
parayı çaldığının ve yine olay yerinden elde edilen kırık cam parçaları üzerinden sanığın sol el orta parmak izinin tespit edildiğinin anlaşılması karşısında; hukuki kesintinin bulunmadığı, eylemin zincirleme suç kapsamında kaldığı anlaşılmakla ve önceki hüküm kesinleştiğinden sanık hakkında sadece 5237 sayılı TCK’nın 43/1. maddesi ile cezalandırma yoluna gidilmesi yerine ayrı suç kabul edilmek suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- İş yeri dokunulmazlığını bozma suçunun 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesine göre uzlaşma kapsamında yer aldığı ve uzlaşmanın bir kovuşturma şartı olduğu gözetilerek CMK’nın 253. ve 254. maddeleri uyarınca uzlaştırma girişiminin sonucuna göre sanığın durumunun tayin ve takdirinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’ın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 15.11.2012 gününde oy birliğiyle karar verildi.