YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/4753
KARAR NO : 2012/22996
KARAR TARİHİ : 05.11.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
I-O yer Cumhuriyet Savcısının temyizine yönelik yapılan incelemede;
Temyiz talebini içeren dilekçesini 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi yollaması ile 1412 sayılı CMUK’un 310/3. maddesinde öngörülen bir haftalık sürede usulen mahkemeye verdiği hakim havalesi ile belirlenmeyen o yer Cumhuriyet Savcısının temyiz talebinin, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi gereğince tebliğnameye uygun olarak REDDİNE,
II- Sanık hakkında hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlerin temyiz incelemesine gelince;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanık …’un suç tarihinde gece vakti saat 04:45 sıralarında müştekinin dükkanının yakınında beklerken evrakları yaşları nedeniyle ayrılan suç işlemeye azmettirdiği ….’nın müştekiye ait işyerinin muhkem ve sağlam demir korkuluklarını ve kapısını kırarak, içeriden 10.000 TL değerinde ayakkabıyı çaldıklarının anlaşılması karşısında; tüm dosya kapsamı ile oluşa uygun kabule göre sanık …’un suça doğrudan katıldığı gözetilerek sanığın eyleminin 765 sayılı TCK’nın 64/1. maddesi delaletiyle 493/1-son, 522 (…) maddelerine göre, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCK’nın aynı suça uyan 37/1. maddesi delaletiyle 142/1-b, 143/1, 53/1,116/2-4,119/1-c, 53/1,151/1,53/1. maddelerinin ayrı ayrı ve bir bütün halinde uygulanması ve işyeri dokunulmazlığını ihlal suçu ile mala zarar verme suçları yönünden CMK’nın 253 ve 254.maddelerinde öngörülen uzlaşma hükümlerinin uygulanma olanağı da değerlendirilip sonucunda, 765 sayılı TCK ile 5237 sayılı TCK’nın ilgili maddeleri uyarınca denetime olanak verecek şekilde ayrı ayrı uygulamalar yapılıp, cezalar belirlenip, sonuç cezaların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe olan Kanunun yeniden belirlenmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’un temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın korunmasına, 05.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.