Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2012/6425 E. 2012/18602 K. 11.09.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/6425
KARAR NO : 2012/18602
KARAR TARİHİ : 11.09.2012

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Samsun 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.06.2005 günlü 2001/731 E ve 2002/886 K sayılı ek kararın hükümlü …’e tebliğ edilmesine rağmen bu kararı temyiz etmediğinden kararın kesinleştiği, kesinleşmiş duruşmasız yapılan bu karar varken kanun yararına bozma yoluyla ortadan kaldırılmadıkça yeniden dosyanın ele alınıp karar verilemeyeceğinden hükümlü …’in temyiz incelemesinin Samsun 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.02.2011 günlü 2001/731 E ve 2002/886 K sayılı hem uyarlama yargılamasına, hem de 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağına ilişkin ek kararının 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına dair bölümüne; hükümlüler … ve … açısından ise 20.06.2005 tarihli kararın hüküm verilmekle müdafiilik ilişkisi sona eren Av. … Aral’a tebliğ edilmesi usulsüz olduğundan 20.06.2005 tarihli ek kararın kesinleşmediği kabul edilerek hükümlüler … ve …’in temyiz istemlerinin kesinleşmeyen bu karara yönelik olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
A-Hükümlü …’in temyiz talebinin incelenmesinde;
Kesinleşmiş hükümler hakkında 5271 sayılı yasanın 231/5 maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususunda hususunda verilen hükümler, 5278 sayılı yasanın geçici 1. ve 5275 sayılı yasanın 101/3 maddesi gereğince itiraza tabi olduğundan dolayı, hükümlünün temyiz isteminin tebliğnameye uygun olarak REDDİNE, dosyanın itiraz merciince karar verilmek üzere mahalline gönderilmesine,
B-Hükümlüler … ve …’in temyiz taleplerinin incelenmesinde;
Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca hükümlüler yararına olan hükmün önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı gözetilerek, temel cezanın ne şekilde saptanacağının belirlenmesi ve bireyselleştirmenin yapılması için duruşma açılması gerektiğinin gözetilmemesi,
2-Hükümlülerin, geceleyin müştekiye ait işyerinin kapı kilidini kırarak hırsızlık suçunu işlediklerinin anlaşılması karşısında eylemlerinin 5237 sayılı Yasanın 142/1-b,143 maddelerinde düzenlenen hırsızlık suçunu oluşturduğu gözetilmeden anılan Yasanın 142/2-b maddesiyle hüküm kurulması,
3-Hükümlülerin eylemlerinin hırsızlık suçunun yanı sıra 5237 sayılı TCK’nın 116/2-4, 119/1-c maddesine uyan geceleyin işyeri dokunulmazlığını bozmak ve 151/1, 73 maddesine uyan mala zarar verme suçlarını da oluşturduğu, hırsızlık,işyeri dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçları yönünden suç tarihi itibariyle 18 yaşından küçük hükümlüler hakkında karar tarihinden sonra yürürlüğe giren 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunun 24. maddesi bakımından değerlendirilme yapılması ve sonucuna göre hükümlüler yararına olan yasanın belirlenmesi gerektiğinin gözetilmesinde zorunluluk bulunması,
4-Hükümlülerin yakalandıklarında çaldıkları eşyalardan bir kısımını Ayten Taç’ın evinde sakladıklarını beyan etmeleri üzerine Ayten Taç’ın evinde yapılan aramada ele geçen müştekiden çalınan 23.950 TL ve sigaraların bir kısmının iadesini sağlayıp müştekinin zararını kısmen giderdiklerinin anlaşılması karşısında; müştekinin yapılan kısmi iadeye rızasının bulunup bulunmadığı sorularak 5237 sayılı TCK’nın 168. maddesi kapsamında hükümlüler hakkında değerlendirme yapılması zorunluluğunun gözetilmemesi,
5-Şartları bulunmadığı halde hükümlüler hakkında 5237 sayılı TCK’nın 145. maddesinin uygulanması,
6-Suç tarihi itibariyle 18 yaşından küçük hükümlüler hakkında hükmedilen hapis cezasının aynı yasanın 5237 sayılı TCK’nın 50/3 maddesi gereğince aynı yasanın 50/1 maddesindeki tedbirlerden birine çevrilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
7-Suç tarihi itibariyle 18 yaşından küçük hükümlüler hakkında karar tarihinden sonra yürürlüğe giren 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunun 23. maddesinin değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, hükümlüler … ve …’in temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye kısmen uygun olarak BOZULMASINA, infaz aşamasında hükümlüler lehine uygulamaların kazanılmış hak oluşturmayacağının gözetilmesine, 11.09.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.