Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2012/6910 E. 2013/15970 K. 28.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/6910
KARAR NO : 2013/15970
KARAR TARİHİ : 28.05.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanığın yokluğunda verilen karar, bildirilmiş olduğu adresinde ve aynı evde oturan annesine 06.10.2011 tarihinde tebliğ edilmiş ise de, sanığın söz konusu tarihte başka suçtan…Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda bulunduğu anlaşıldığından, 27.10.2011 tarihli temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
CMK’nın 232. maddesine aykırı olarak kararda, suç yerinin belirtilmemesi mahallinde düzeltilmesi mümkün bir eksiklik olarak görülmüş; 5237 sayılı TCK’nın 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCK’nın 493/1. maddesinde tanımlanan suçun öğelerinin farklı olduğu, olay günü saati belirlenemeyen bir zamanda TCDD Halkalı Tren İstasyonu İaşe Merkezine camı zorlayarak açmak suretiyle giren sanığın eyleminin, 5237 sayılı TCK’nın 142/1-a maddesinde tanımlanan hırsızlık suçunun yanı sıra aynı Yasanın 116/1 ve 151. maddelerinde belirtilen konut dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçlarını da oluşturduğu, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca sanık yararına olan hükmün, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı gözetilerek, konut dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar vermek suçları yönünden, 5271 sayılı CMK’nın 253 ve 254. maddelerinde düzenlenen “uzlaşma” hükümlerinin de değerlendirilmesi sonucunda uygulamaya göre lehe Yasanın belirlenmesinde zorunluluk bulunduğu gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi her durumda 765 sayılı TCK’nın açıkça sanık lehine olması, sanığa ait nüfus ve sabıka kayıtlarının da 28.09.2011 günlü oturumda okunduğunun anlaşılması karşısında; Tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Ancak;
765 sayılı TCK’nın sanık yararına olduğu kabul edildiği halde, 5252 sayılı Kanunun 9/3. maddesine aykırı olarak, sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesi ile de hüküm kurularak karma uygulama yapılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafii ve katılan … İşletmesi Genel Müdürlüğü vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından sanık hakkındaki “5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinin uygulanmasına” ilişkin bölümün çıkartılması suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 28.05.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.