YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/7118
KARAR NO : 2013/15977
KARAR TARİHİ : 28.05.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hâkimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
5237 sayılı TCK’nın 142/1-b maddesinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCK’nın 493/1 maddesinde tanımlanan suçun öğelerinin farklı olduğu, olay tarihinde müştekiye ait işyerinin kepenk kilitlerini takılı bulunduğu halkaların kırılması ve camı kesilmesi sureteiyle içeriden hırsızlık yapan sanığın eyleminin 765 sayılı TCK’nın 493/1, 522 (suça konu malların değerleri tespit edilip sonucuna göre) ve 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b maddelerine uyan hırsızlık suçunun yanı sıra aynı yasanın 116/2, 151/1 maddelerine uyan iş yeri dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçların da oluşturması karşısında, uzlaşma hükümleri de değerlendirerek, 765 sayılı TCK ile 5237 sayılı TCK’nın ilgili maddeleri uyarınca Yargıtay denetimine olanak verecek şekilde ayrı ayrı uygulamalar yapılıp, cezalar belirlenip, sonuç cezaların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe yasa değerlendirmesi yapılmasında zorunluluk bulunduğu halde yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de,
1-Müştekinin olayı saat 07:30 sıralarında öğrendiğini beyan ettiği ve sanığın atılı suçu işlediğini kabul etmemesi karşısında eylemin gece saatlerinde gerçekleştiğine ilişkin kesin delil olmamasına rağmen TCK’nın 143. maddesi uyarınca artırım yapılarak fazla ceza tayini,
2- TCK’nın 53/5. maddesinin uygulanma şartları bulunmadığı halde sanıklara bu konuda ihtar yapılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, CMK’nın 326/son maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakkının korunmasına, 28.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.