YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/7351
KARAR NO : 2012/21593
KARAR TARİHİ : 15.10.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, sahte plaka ve ruhsat kullanmak
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
I-Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz incelemesinde;
Müştekinin 23.03.2006 günlü oturumda, kapıları kilitli olarak park halinde iken çalınan Hyundai marka aracı polis tarafından bulunup kendisine teslim edildiğinde, aracın bagaj kilidinin yerinden sökülmüş olduğunu, aracın kilit yuvalarında da herhangi bir hasar bulunmadığını beyan etmesi karşısında; sanığın eyleminin 5237 sayılı TCK’nın 142/2-d. (765 sayılı TCK’nın 493/2.) maddesine uyan suçu oluşturduğu ve yine 5237 sayılı TCK’nın 61. maddesi uyarınca temel ceza belirlenirken çalınan aracın değeri dikkate alınarak alt sınır aşılarak ceza uygulaması yapılması gerekirken, yetersiz ve oluşa uygun düşmeyen gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış, sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 142/2-d. maddesinin uygulanması halinde belirlenecek olan ceza miktarı dikkate alındığında, hüküm tarihinden sonra 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunun 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulama olanağı bulunmadığı anlaşılmıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; sanık …’ın temyiz itirazı yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, eleştiri dışında usul ve kanuna uygun bulunan hükmün tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA,
II-Sanık hakkında sahte otomobil plakası ve ruhsat kullanmak suçundan kurulan hükme yönelik temyiz incelemesine gelince;
Sanığın üzerine atılı eyleme uyan 765 sayılı TCK’nın 333/1. maddesinde tanımlanan sahte otomobil plakası ve ruhsat kullanmak suçunun gerektirdiği cezanın türü ve üst sınırına göre; aynı Kanunun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık genel dava zamanaşımının suç tarihi olan 01.04.2004 gününden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’ın temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca DÜŞMESİNE, 15.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.